Geçen yıl 9 Kasım günü saat 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'ta bulunan bir otelin önünde meydana gelen olayda edinilen bilgilere göre, otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan Tahsin Göker ile Talat K.B., otelin önünde alkol alarak gürültü yaptıkları gerekçesiyle Eyyüp T. ve Halil S.'yi uyardı. Yapılan uyarının ardından taraflar arasında başlayan tartışma kısa süre içerisinde kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında göğüs bölgesinden bıçaklanan Tahsin Göker, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Eyyüp T.'nin "kasten öldürme", "olası kastla silahla basit yaralama" ve "6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından cezalandırılması talep edildi. Tutuksuz sanık Halil S. hakkında ise "kasten öldürme" suçundan ceza istendi.
SANIKLAR HÂKİM KARŞISINDA SAVUNMA YAPTI
Düğününe sayılı günler kala görev yaptığı otelin önünde çıkan bıçaklı kavgada hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Tahsin Göker'in ölümüne ilişkin davanın üçüncü duruşması Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Eyyüp T., tutuksuz sanık Halil S., taraf avukatları ile Tahsin Göker'in annesi Nimet Göker ve babası Adnan Göker katıldı. Tutuksuz sanık Halil S., duruşmada avukatının savunmalarına katıldığını belirterek, "Kimseyi öldürecek şekilde bir girişimde bulunmadım. Olay için üzgünüm" dedi. Tutuklu sanık Eyyüp T. ise öldürme kastıyla hareket etmediğini öne sürerek, "Yaptığım her şey için çok pişmanım. Asla öldürme amaçlı bir niyetim yoktu, olay aniden gelişmiştir. Ailesinden defalarca özür diliyorum, çok pişmanım" ifadelerini kullandı.
SAVCI MÜEBBET VE TUTUKLAMA TALEP ETTİ
Cumhuriyet savcısı, bir önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek tutuklu sanık Eyyüp T.'nin "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca, Halil S.'nin eylemleriyle suça doğrudan iştirak etmemesine rağmen olayın gerçekleşmesine yardım eden kişi olarak cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.
MAHKEME HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ UYGULADI
Sanıkların ve taraf avukatlarının son savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, sanık Eyyüp T.'yi Tahsin Göker'e yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Daha sonra haksız tahrik hükümlerini uygulayan heyet, cezayı 18 yıl hapis olarak belirledi. Eyyüp T. ayrıca ruhsatsız silah bulundurma suçundan 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz sanık Halil S. ise kavga sırasında aldığı darbeler gerekçe gösterilerek haksız tahrik indirimi uygulanmasıyla 9 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme heyeti, Halil S. hakkında tutuklama kararı vermeyerek mevcut adli kontrol tedbirinin devamına hükmetti.
"KARAR AİLEYİ İKİNCİ KEZ YIKTI"
Duruşmanın ardından adliye önünde açıklamalarda bulunan ailenin avukatı Arif Çelik, verilen kararın hem kendilerini hem de Göker ailesini tatmin etmediğini söyledi. Savcılık mütalaasında haksız tahrik indirimi uygulanmamasının talep edildiğini hatırlatan Çelik, "Verilen karar bizleri ve aileyi tatmin etmedi. Savcılık tarafından düzenlenen mütalaa da haksız tahrik indirimi uygulanmaması yönünde düzenlenmişti fakat kararda haksız tahrik indirimi uygulandı. Sanıklardan biri 18 yıl, diğeri 9 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Daha az ceza alan sanık, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Bu durum aileyi ikinci kez yıktı" dedi.
Karara karşı hukuki yollara başvuracaklarını belirten Çelik, "Bununla ilgili itirazlarımızı gerek ağır ceza mahkemesine gerekse istinafa yapacağız. Burada haksız tahrik indirimi uygulanmasını gerektiren bir sebep yoktu. Savcılık mütalaası da bu yöndeydi. Biz kararı bir üst mahkemeye taşıyacağız. Her gün bu tarz olaylar yaşanıyor. Sanıkların daha az ceza alması, bu tür suçlara yeltenecek insanlara cesaret veriyor" diye konuştu.
"OĞLUM TOPRAĞIN ALTINDA, ÖBÜR KİŞİ DIŞARIDA"
Kararın ardından konuşan anne Nimet Göker, verilen kararın acılarını daha da artırdığını belirterek, "Ben bugün aldığımız sonuçtan hiç memnun değilim. Çok üzgünüm, adalet bu olmamalı. Benim oğlum toprağın altında fakat öbür kişi elini kolunu sallayarak 9 yıl ceza alıyor ve şu anda dışarıda. Yaşadığım sürece sonuna kadar nereye başvurmamız gerekiyorsa başvuracağız. Benim oğlum toprağın altında yatıyorsa, onlar da cezalarını fazlasıyla çekecek" dedi.
Her gün benzer olayların yaşandığını belirten anne Göker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her gün haberlerde görüyorum, benim gibi birçok anne aynı acıyı yaşıyor ancak bu suçu işleyenler çok az cezalarla sokaklarda geziyor. Bu şekilde devam ederse daha çok çocuğumuz ve gencimiz bıçaklanacak, öldürülecek, darbedilecek. Bu çocuklar çok zor büyütülüyor ve yetiştiriliyor. Onlar bizim canlarımız. Yüksek makamlardaki insanlara yalvarıyorum, lütfen vicdanınıza bakın. Bir evlat çok zor yetiştiriliyor. Bu kadar basit olmamalı. Yalvarıyorum, artık sesimi duyun. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Yaşadığım sürece peşini bırakmayacağım. Başka canlar yanmasın. Elimden geleni yapacağım. Bunu böyle bilsinler, peşini bırakmayacağım."
"BİZ DE ÖMÜR BOYU CEZAYA ÇARPTIRILDIK"
Baba Adnan Göker de verilen kararın beklentilerini karşılamadığını ifade ederek, "Aldığımız karar bizi tatmin etmedi. Böyle bir şey beklemiyorduk. Hayal kırıklığına uğradık. Adalet bu diyemem, bu adalet değil. İstediğimiz karar da bu değildi. Bizi çok üzdü, çok yıktı ancak peşini bırakmayacağız" dedi. Oğlunun ömür boyu toprağın altında kalacağını belirten baba Göker, "Benim çocuğum ömür boyu toprağın altında yatacak. Biz de ömür boyu cezaya çarptırıldık. Karşı tarafın da ömür boyu ceza almasını istemiştik ancak onu da vermediler. Üstüne bir de indirim uygulandı. Bunlar hak değil, hukuk değil, adalet değil. Yine de adalete güveniyorum. Kararın değişeceğine, bizi böyle mağdur ve öksüz bırakmayacaklarına inanmak istiyorum" diye konuştu.