Antalya Ticaret Borsası tarafından COP31 öncesinde düzenlenen “Antalya Su Zirvesi: COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” toplantısı, su kaynaklarının geleceğine ilişkin önemli mesajlara sahne oldu. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvede, Antalya’nın ve Türkiye’nin su kaynakları üzerindeki artan baskı, tarımsal sulama ve iklim değişikliğinin etkileri gündeme geldi.
Zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve çok sayıda davetli katıldı.
Zirvede konuşan Vali Hulusi Şahin, su krizinin geleceğin sorunu olmaktan çıktığını ve bugün alınması gereken kararların bulunduğunu vurguladı. İklim değişikliği ve nüfus artışının temiz su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Şahin, göllerin kuruması ve yeraltı sularına ulaşmak için daha derin kuyular açılması gibi gelişmelerin ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu söyledi. Şahin, Konya Ovası üzerinden verdiği örnekle yeraltı sularındaki değişime dikkat çekti. 1997 yılında Konya’da görev yaptığı dönemde daha sığ kuyulardan suya ulaşılabildiğini anlatan Şahin, bugün aynı bölgede 100, 130 hatta 150 metre derinliklerde dahi su arandığını ifade etti.
TARIMDA SU KULLANIMI İÇİN YENİ DÖNEM ÇAĞRISI
Su kaynaklarının korunmasında tarımsal sulamanın kritik bir başlık olduğunu belirten Şahin, kullanılan yöntemlerin zaman içerisinde değiştiğini ancak mevcut teknolojilerin de artık yeterli olmadığını söyledi. Salma sulamadan yağmurlama sistemine, ardından damla ve basınçlı sulamaya geçilmesiyle su tüketiminin önemli ölçüde azaldığını anlatan Şahin, artık yeni yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Şimdi artık o da kurtarmıyor. Yeni yöntemler bulmak ve uygulamak zorundayız” dedi.
ANTALYA’DAKİ SERALAR İÇİN DEĞİŞİM MESAJI
Zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri de Antalya’daki seralar oldu. Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda kentteki seraların ortalama yaşının 29 olarak belirlendiğini açıkladı. Sera altyapılarının da yenilenmesi gerektiğini ifade eden Şahin, eski sistemlerin yerine su kaynaklarını daha verimli kullanan yeni nesil seraların kurulması gerektiğini söyledi. Şahin, “Seralarımızı değiştireceğiz. Seralarımızı yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız. Bu acı reçeteyi yutacağız” ifadelerini kullandı.
Yeni sera sistemlerinde yağmur suyunun toplanması gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğine de işaret eden Şahin, yeraltı suyunun kullanımının daha sıkı takip edilmesi gerektiğini belirtti.
“SU İSRAFINI ÖNLEMEK BİR KÜLTÜR MESELESİ”
Su krizinin yalnızca altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla çözülemeyeceğini belirten Şahin, toplum genelinde su kullanım alışkanlıklarının da değişmesi gerektiğini söyledi. “Suyu israf etmemek bir kültür. Bu kültürü edineceğiz” diyen Şahin, vatandaşların suyu daha dikkatli kullanmasının önemine dikkat çekti. Devletin gerekli yatırımları yapacağını ancak toplumun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Şahin, “Biz bir adım atarsak devlet 15 adım atar” dedi.
“KURAKLIK KİMSEYE İLTİMAS ETMEZ”
Konuşmasının son bölümünde su kaynaklarının geleceğine ilişkin uyarılarını sürdüren Şahin, tedbirlerin geciktirilmesi halinde kuraklığın çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Tarih boyunca su ve kuraklık sorunlarının toplumlar üzerinde büyük etkiler oluşturduğunu belirten Şahin, Antalya’nın da su kaynaklarını korumak için bugünden harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Şahin, konuşmasını “Kuraklık kimseye iltimas etmez” sözleriyle tamamladı.