Tütün kullanımı, günümüzde halk sağlığını tehdit eden en büyük önlenebilir nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Sigara; başta akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere pek çok solunum sistemi hastalığına yol açarken, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini de ciddi ölçüde artırıyor. Güncel verilere göre dünya genelinde her yıl 7 milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirirken, bu ölümlerin yaklaşık 1,6 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Türkiye’de ise sigara her yıl yaklaşık 100 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor.
SİGARA KÜRESEL BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU
“9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü” kapsamında değerlendirmelerde bulunan Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, sigaranın insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Sigaranın içerdiği nikotin, katran ve binlerce zararlı kimyasal madde nedeniyle vücudun neredeyse tüm organlarını olumsuz etkilediğini belirten Erdoğan, “Tütün kullanımı, kullanıcılarının yarısından fazlasını erken yaşta öldüren bir bağımlılıktır. Sigarayı bırakmak yalnızca bireysel sağlık için değil, çocukları ve gelecek nesilleri korumak için de zorunludur” dedi.
AKCİĞERLER EN FAZLA ZARAR GÖREN ORGAN
Sigaranın kanser, kalp-damar hastalıkları, solunum yolu enfeksiyonları ve inme gibi ölümcül hastalıklara zemin hazırladığını vurgulayan Prof. Dr. Erdoğan, özellikle akciğerlerin sigaradan en fazla zarar gören organ olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Sigara içenlerde akciğer kanseri riski 15 ila 30 kat artmakta, KOAH gelişme ihtimali ise önemli ölçüde yükselmektedir” diye konuştu.
PASİF İÇİCİLİKTE GÜVENLİ SINIR YOK
Pasif içiciliğin de ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, “Pasif içicilik kalp hastalıkları ve akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Hiçbir maruziyet seviyesi güvenli değildir” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE, SİGARA KULLANIMINDA ÜST SIRALARDA
Küresel ve ulusal verilere de değinen Prof. Dr. Erdoğan, 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde tütün kullanıcı sayısının 1,2 milyara gerilemiş olmasına rağmen tehdidin sürdüğünü belirtti. Türkiye’de ise 15 yaş üstü nüfusta günlük sigara kullanım oranının OECD ülkeleri arasında en yüksek seviyelerde seyrettiğini ifade eden Erdoğan, “2025 verilerine göre bu oran yüzde 28,3’tür. Erkeklerde yüzde 41,3, kadınlarda ise yüzde 15,5 olarak kaydedilmiştir. Ülkemizde her yıl sigaraya bağlı nedenlerle yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetmektedir” dedi.
SİGARA EKONOMİYE DE AĞIR YÜK GETİRİYOR
Sigaranın yalnızca sağlık üzerinde değil, ekonomik açıdan da ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Erdoğan, tütün ürünlerinin aile bütçelerini zorladığını, tedavi masraflarını artırdığını ve ülke ekonomisinde büyük kayıplara yol açtığını söyledi.
SİGARAYI BIRAKINCA VÜCUT KENDİNİ YENİLİYOR
Sigarayı bırakmanın sağlığın yeniden kazanılmasında en etkili adım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erdoğan, bırakma sonrası iyileşme sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 20 dakika ile 12 saat içinde kandaki karbon monoksit seviyesi normale döner ve oksijen taşıma kapasitesi artar. İlk 72 saatten sonra akciğerler mukusu temizlemeye başlar, tat ve koku duyuları iyileşir. Üç ila dokuz ay içinde akciğer fonksiyonları yaklaşık yüzde 10 artar, öksürük ve nefes darlığı azalır. Bir yıl sonra kalp hastalığı riski yarıya iner. Beş yıl sonra felç riski sigara içmeyenlerle eşitlenir, akciğer kanseri riski yüzde 50 azalır. On ila on beş yıl sonra ise genel ölüm riski normale yaklaşır”




