<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güncel Antalya</title>
    <link>https://www.guncelantalya.com</link>
    <description>Antalya'nın en güçlü ve güncel haber sitesi, Antalya, haber, Antalya haber sitesi, antalya online haber, sosyal medya, haber, antalyadan haberler, antalyaguncel, guncelantalya, antalya haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guncelantalya.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 18:32:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Madde bağımlısıydı, hayvan sevgisiyle hayata tutundu: Kedi kurtarıcısı oldu!]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/madde-bagimlisiydi-hayvan-sevgisiyle-hayata-tutundu-kedi-kurtaricisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/madde-bagimlisiydi-hayvan-sevgisiyle-hayata-tutundu-kedi-kurtaricisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da bağımlılıkla mücadele eden 34 yaşındaki bir adamın hayatı, sahiplendiği yavru kediyle bambaşka bir yöne evrildi. Zor bir süreçten geçen Sırrı Ü.’nün en büyük destekçisi, bir an olsun yanından ayrılmayan küçük dostu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Serik ilçesinde uzun süredir madde bağımlılığı ile savaşan Sırrı Ü. (34), Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Fatih Süleyman Korkut'un teşvikiyle bir kedi sahiplendi. Yavru kedi, Sırrı Ü.'nün sadece ev arkadaşı değil adeta kurtarıcısı oldu. Sırrı Ü.'nün birlikte her yere gittiği, omuzundan inmeyen kedisiyle arasında duygusal bir bağ oluştu.<br />
<img alt="Maddebagimlisiydihayvansevgisiylehayatatutundu" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/maddebagimlisiydihayvansevgisiylehayatatutundu.jpg" width="2048" /><br />
"ÖLENE KADAR BERABERİZ"<br />
Minik dostuna bakmanın kendisine büyük bir güç verdiğini belirten Sırrı Ü., "Kediyle Fatih ağabeyin sayesinde tanıştık. 'Gidelim bir hayvan sahiplenelim' dedi. Gittik gördük, ne olursa olsun sakat olsa bile benim olsun, ben bakarım dedim. Şansımıza kedimiz denk geldi. Bir aydır yanımdan hiç ayrılmıyor. Nereye gidersek beraber gidiyoruz, yemek yiyoruz, geziyoruz. Hayvan sevmek bence insanın kendisine saygı duyması demektir. Hayvanları sevmeyi bilmeyenin kendisine de saygısı olmaz. Görenler ilk başta 'Bakamazsın, küçük' dediler. Ben de bakarım dedim. Biraz büyüdü, artık ölene kadar onunla beraberiz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Maddebgaimliligindanboylekurtuldu" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/maddebgaimliligindanboylekurtuldu.jpg" width="2048" /><br />
<br />
"KOYNUNDA YATIYOR"<br />
Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı ve Kurucusu Fatih Süleyman Korkut ise, "Kardeşimize gerçekten kedi yavrusunun çok iyi geldiğini gördüm. Aralarında güzel bir bağ oldu. Madde bağımlılığını kesinlikle çözdü. Bizim derneğimizde kalıyor şu anda kardeşimiz. Ailesiyle biraz problemleri var. Yavru kedi onun koynunda yatıyor. Kendisinde sorumluluk hissi doğdu. Yavru kedi onu hayata bağladı. Allah'ın bir lütfu kesinlikle. Şahsım ve derneğimiz adına çok mutluyum. Toplum yararına böyle bir şey yaptığımız için özellikle Sırrı kardeşimiz için çok mutluyum. Kedi onun hayatını komple değiştirdi" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/madde-bagimlisiydi-hayvan-sevgisiyle-hayata-tutundu-kedi-kurtaricisi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/kedisikurtaricsioldu.jpg" type="image/jpeg" length="11303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir ailenin acısı, başka bir çocuğa umut oldu: Organ bağışı hayat kurtardı]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/bir-ailenin-acisi-baska-bir-cocuga-umut-oldu-organ-bagisi-hayat-kurtardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/bir-ailenin-acisi-baska-bir-cocuga-umut-oldu-organ-bagisi-hayat-kurtardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaklaşık bir yıldır karaciğer nakli bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen’e umut, acı bir kaybın ardından doğdu. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatı sonrası ailesinin yaptığı organ bağışı, küçük çocuğa yeniden yaşam şansı sundu. Yıllar önce aynı hastalık nedeniyle kızını kaybeden anne Arzu Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta hem derin bir minnet hem de tarifsiz bir hüzün taşıyan ifadeler kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen'in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Kompleksi Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep'te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya'ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya'ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Organnaklihayatkurtardi" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/organnaklihayatkurtardi.jpg" width="2048" /><br />
“ÜLKEMİZDE MAALESEF KADAVRA BAĞIŞI AZ, YETERLİ DEĞİL”<br />
Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi.<br />
Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman'ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman'da Allah'tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu.<br />
<br />
"HER ŞEY GAYET İYİ GİDİYOR”<br />
Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman'ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman'a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman'ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“BAĞIŞI ARTIRMAMIZ GEREKİYOR”<br />
Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>“30 BİN CİVARINDA DA BÖBREK NAKLİ İÇİN BEKLEYEN HASTAMIZ VAR”<br />
Türkiye'de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Biraileninacisibaskabircocugaumutoldu" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/biraileninacisibaskabircocugaumutoldu.jpg" width="2048" /><br />
<br />
“4-5 KİŞİYE YENİDEN HAYAT OLUYOR”<br />
Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır' gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor."<br />
<br />
KIZINI AYNI HASTALIKTAN KAYBETTİ, OĞLUNA UMUT OLDU<br />
Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman'da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi.<br />
Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu.<br />
<br />
“BEKLEMEDİĞİMİZ BİR ANDA OLDU”<br />
Nakil olacağı haberini Gaziantep'te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep'teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi.<br />
<br />
"AMELİYAT OLDUĞU İÇİN ÇOK MUTLUYUZ”<br />
Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"SÜREKLİ BİR ENDİŞE İÇİNDEYDİK”<br />
Süleyman'ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu:<br />
"Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman'ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum' diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek."<br />
<br />
"BİLİNÇLENMEK BÖYLE BİR ŞEY"<br />
Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi.<br />
Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı:<br />
"Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep'ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman'ın içindeki güzel yürek Can. Allah'ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah'a emanet olun. Süleyman'ın annesi."<br />
<br />
"KEŞKE HERKES BİLİNÇLENSE”<br />
Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"MİNNETTARIZ”</p>

<p>Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/bir-ailenin-acisi-baska-bir-cocuga-umut-oldu-organ-bagisi-hayat-kurtardi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/kucukcocugunhayatiorgannakliylekurtuldu.jpg" type="image/jpeg" length="40229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukraynalı Lena Komanenkova Antalya'da İslam’la tanıştı, Meryem ismini aldı]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/ukraynali-lena-komanenkova-antalyada-islamla-tanisti-meryem-ismini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/ukraynali-lena-komanenkova-antalyada-islamla-tanisti-meryem-ismini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaşayan Ukrayna uyruklu Lena Komanenkova, İl Müftülüğü’ne yaptığı başvuru sonrası İslamiyet’i seçerek Meryem ismini aldı. Komanenkova, oğlunun yaşadığı bir kaza sonrası camiye girip dua etmesinin kendisinde derin bir değişim başlattığını anlattı. Bu süreçten sonra İslam’ı daha yakından tanımak istediğini belirten Meryem, manevi yöneliminin hayatında yeni bir sayfa açtığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ukrayna'da yaşayan Lena Komanenkova, Antalya'ya yaptığı ziyaretler sırasında İslamiyet'e ilgi duymaya başladı. Oğlu Emir'in 1 yaşındayken bebek arabasından düşmesinin ardından camiye girip dua eden Komanenkova, bu olaydan sonra İslamiyet'i daha yakından tanımak istedi. Türkiye'de edindiği arkadaşlarının da desteğiyle Müslüman olmaya karar veren Komanenkova, Antalya İl Müftülüğü'ne başvurdu. Komanenkova için Şehzade Korkut Camii'nde KİM Vakfı üyeleri ve ailesinin katılımıyla ihtida merasimi düzenlendi. Merasimde Antalya İl Müftü Vekili Talat Özmet, Komanenkova'ya İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarına dair temel bilgiler verdi. Ardından Kelime-i Şehadet getiren Komanenkova, Müslüman olarak "Meryem" ismini aldı.<br />
<br />
"İÇİME ÖYLE DOĞDU”<br />
42 yaşındaki Lena Meryem Komanenkova, İslamiyet'e yöneliş sürecinin oğlunun yaşadığı bir olaydan sonra başladığını ifade etti. Oğlu Emir'in 2 buçuk yaşında olduğunu belirten Komanenkova, "Oğlum Emir 1 yaşındayken bebek arabasından düştü. O olaydan sonra sadece camiye girmek istedim. Camiye girip İslamiyet'i tanımak istedim, içime öyle doğdu" diye konuştu.<br />
Daha önce de İslamiyet'e ilgi duyduğunu anlatan Komanenkova, Antalya'da tanıştığı Betül isimli arkadaşının bu süreçte kendisine destek olduğunu söyledi. Komanenkova, "Yaklaşık 1 yıl önce Betül adlı arkadaşımla Antalya'da tanıştım. Bana, 'Sana nasıl yardımcı olabilirim?' dedi. Ardından bu serüven başladı. Camiye geldim ve Allah'a dua ettim, 'İnşallah bu dinle şereflenirim' diye kalbimden geçirdim" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ukraynalilenakomanenkovaantalyadaislamlatanisti" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/ukraynalilenakomanenkovaantalyadaislamlatanisti.jpg" width="1536" /><br />
<br />
“ELHAMDÜLİLLAH"<br />
Arkadaşı Betül'ün kendisini imamla tanıştırdığını belirten Komanenkova, "Betül kardeşim beni imamla tanıştırdı. İmam da bana Meryem ismini verdi. Ondan sonra İslamiyet'e daha fazla ilgi duymaya başladım" dedi.<br />
Annesinin Müslüman olmadığını ancak kendisine saygı duyduğunu dile getiren Komanenkova, "Annem Müslüman olmadığı halde bana saygı duyuyor, beni destekliyor ve benimle her seferinde camiye geliyor. Şimdi İslamiyet hakkında daha fazla bilgiye sahibim. Artık daha kolay anlayabiliyorum elhamdülillah" diye konuştu.<br />
<br />
“TÜRKİYE'DE YAŞAMAYI ÇOK İSTİYORUM”<br />
Ukrayna'dan Türkiye'ye geldiği dönemlerde bazı zorluklar yaşadığını anlatan Komanenkova, "Ukrayna'dan Türkiye'ye gelince zorluklar çekiyordum. Ukrayna'da yaşamak zor geldi. O zaman Müslüman olmaya karar verdim. Artık kendimi daha iyi ve daha sakin hissediyorum. Önce hissettim, sonra gördüm. Şu an Ukrayna'da yaşıyorum. İnşallah önümüzdeki zamanlarda Rabbim Türkiye'de yaşamayı nasip eder. Türkiye'de yaşamayı çok istiyorum. 2024 yılında Emir 7 aylıkken ilk kez Türkiye'ye geldik. Oğlum olmadan önce de ona Emir adını vermek, İslamiyet'i bilmek istedim. O yüzden Emir ismini koydum. Sonradan Allah bana Müslüman olmayı nasip etti. Emir ismini ve Türkiye'yi çok seviyorum" dedi.<br />
“MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA YOGAYA İHTİYAÇ DUYMUYORUM”<br />
Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi verdiğini söyleyen Komanenkova, Müslüman olduktan sonra hayatında manevi açıdan büyük bir değişim yaşadığını ifade etti. Komanenkova, "Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor. Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi veriyorum" diye konuştu.<br />
Merasimin sonunda İl Müftü Vekili Talat Özmet, Meryem ismini alan Komanenkova'yı tebrik etti. Özmet, Komanenkova'ya ihtida belgesi ile Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Ukraynaca mealli Kur'an-ı Kerim hediye etti.</p>

<p><img alt="Antalyadaislamisectihuzurbuldu" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/antalyadaislamisectihuzurbuldu.jpg" width="1536" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/ukraynali-lena-komanenkova-antalyada-islamla-tanisti-meryem-ismini-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/ukraynalilenameryemoldu.jpg" type="image/jpeg" length="81370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanyalı sürücü 21 günde kutsal topraklara motosikletle ulaştı]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/alanyali-surucu-21-gunde-kutsal-topraklara-motosikletle-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/alanyali-surucu-21-gunde-kutsal-topraklara-motosikletle-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Fatih Kasmuş’un çıktığı uzun yolculuk dikkat çekti. 1 Nisan’da motosikletiyle yola koyulan Kasmuş, yaklaşık 7 bin kilometrelik bir güzergâhı geride bırakarak Suudi Arabistan’a ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya'da bir sürücü kursunda çalışan 45 yaşındaki Fatih Kasmuş, uzun süredir kurduğu kutsal topraklara gitme hedefini gerçekleştirmek için hazırlıklarını tamamladı. 1 Nisan'da motosikletiyle yola çıkan Kasmuş, ilk olarak Cilvegözü Sınır Kapısı'na ulaştı. Kasmuş, burada kendisine eşlik edecek olan "Sumud Gemisi" kaptanlarından bir arkadaşıyla buluşarak yolculuğuna devam etti. İkili, sınır kapısından geçerek İdlib üzerinden Ürdün'e, ardından da Suudi Arabistan'a ulaştı. Zorlu ve uzun süren yolculuk boyunca farklı coğrafyalardan geçen Kasmuş, kutsal topraklarda umre ibadetini yerine getirdi. Ziyaretin ardından dönüş yoluna geçen Kasmuş ve arkadaşı, Amman'da bulunan Türk Şehitliği'ni ziyaret etti. Çöl bölgesinde kısa bir mola vererek eşek safarisine katılan ikili, Emevi Camii'ni de ziyaret etti.<br />
<br />
70 BİN TL’LİK MASRAF<br />
Yaklaşık 21 gün süren yolculukta toplam 7 bin kilometre yol kateden Kasmuş, motosikletiyle 500 litre benzin tüketti. Yolculuğun maliyetine ilişkin bilgi veren Kasmuş, kişi başı masrafların 70 bin TL civarında olduğunu ifade etti. Kutsal topraklara gitme hayalinin her zaman olduğunu belirten Fatih Kasmuş, "Muhafazakar zihniyet motorcuların kutsal topraklara gitme hayalinde hep vardır. Benim de vardı, doğal olarak yıllardır düşüncemiz, planımız vardı. Kara yolu ile umre yapmak biraz sıkıntılıydı, devlette müsaade etmiyordu. Şubat ayında umreye kara yoluyla gitme açıldı, ben de planımı yaptım, Nisan'ın 1'i itibarı ile çıkmaya karar verdim. Hazırlıklarımı yaptım, yola çıktım. Hatay Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan yurt dışına çıktık. O süreç biraz sıkıntılı geçti. Gümrükten geçebilmemiz yaklaşık 10 saat sürdü. Sumud filosunda kaptan olan bir ağabeyimle yola çıktım" dedi.</p>

<p><img alt="Alanyadanarabistanayolculuk" class="detail-photo img-fluid" height="739" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/alanyadanarabistanayolculuk.jpg" width="1600" /><br />
SÜRECİ ANLATTI<br />
Manevi duyguların yoğun olarak yaşandığı kutsal topraklarda umre ibadetini yerine getirdiğini ifade eden Kasmuş, "Hem bizim hem de Suriye gümrük kapısı motosiklet tehlikeli olduğu için biraz sıkıntı çıkarttı. 'Bisiklet ve yaya olarak geçebilirsin ama motosikletle geçişinize müsaade etmiyoruz' dediler. Sınır kapısından geçtik, İdlip'te kalmaya karar verdik, bir gece kaldık. Sabah yola çıktık. Şam'dan sonra Ürdün sınır kapısına geçtik. Ürdün sınır kapısında çok uğraşmadık, 1,5 saat gibi bir sürede Ürdün sınır kapısından geçtik. Ürdün‘de bir gece kaldıktan sonra Arabistan‘a geçtik. Arabistan sınır kapısında çok uğraşmadan giriş yapabildik. Tebük'den sonra Mescid-i Nebevi‘ye ulaştık. Medine'de toplam dört gün kaldık, sonra Mekke'ye geçtik. Mekke'nin girişinde ihramlarımızı giydik. Toplamda altı gün Mekke'de kaldık, bütün umre ziyaretimizi yaptık" ifadelerini kullandı.<br />
Umre ziyaretinin ardından dönüş yolunda çölde safari yaptıklarını anlatan Fatih Kasmuş, "Dönüş yolunda Ürdün'de Petra Antik Kenti'ni ziyaret ettiğimizde orada gelenek eşekle safari yaptırıyorlar. Eşeklerle birlikte Petra'nın tamamını safari yaparak gezdik. Akşam olduğunda orada çadır kurduk, yemek yaptık, sabah yola çıktık. Ürdün'de 300 şehidin olduğu Türk Şehitliği'ni ziyaret ettik. Ardından ise Şam'da bulunan Emevi Camii'ni ziyaret ettik" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Alanyalisurucu21Gunde7Binkilometreyapti" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/alanyalisurucu21gunde7binkilometreyapti.jpg" width="1600" /></p>

<p>7 BİN KİLOMETRELİK YOL<br />
1 Nisan sabahı iş yerinden çıkıp 21 Nisan akşamı iş yerine tekrar döndüğünü söyleyen Kasmuş, "7 bin kilometre civarında bir yol yaptık. Totalde 450-500 litre civarında 23 bin TL tutarında yakıt harcadık. Maliyet olarak da otelimiz, yemeğimiz, içmemiz, hepsi toplam 70 bin TL civarında çok cüzi bir miktara gittik geldik. Çok keyifli ve çok konforluydu. Herkese tavsiye ederim. Arabistan çok geniş bir coğrafya olduğu için iki petrolle arası bazen bayağı uzun olabiliyor. Gördüğümüz her yerden benzin depomuz yarıya düştüğünde doldurmaya çalıştık" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/alanyali-surucu-21-gunde-kutsal-topraklara-motosikletle-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/alanyalisurucu21gundekutaltopraklaramotosikletleulasti.jpg" type="image/jpeg" length="53999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karın ağrısı nedeniyle gittiği hastanede ameliyata alındı, doktorlar zamanla yarıştı]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/karin-agrisi-nedeniyle-gittigi-hastanede-ameliyata-alindi-doktorlar-zamanla-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/karin-agrisi-nedeniyle-gittigi-hastanede-ameliyata-alindi-doktorlar-zamanla-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, günlerce süren şiddetli karın ağrısı ve yeşil renkli kusma şikayetiyle hastaneye başvurduktan sonra acil ameliyata alındı. Yapılan kontrollerde, daha önce geçirdiği açık ameliyatlara bağlı gelişen iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı tespit edildi. Doktorlar, dolaşımı bozulan bağırsağın kangren olma noktasına geldiğini belirterek zamanla yarıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, karnında şiddetli, sürekli ve durmaksızın devam eden ağrı, kramp, sürekli geğirme isteği ve yeşil renkli kusma şikayetiyle Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş'e başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından açık karın ameliyatları sonrası gelişen karın içi yapışıklıklarına bağlı iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı yaşadığı belirlenen Berksoy, aynı gün laparoskopik yöntemle ameliyata alındı. Op. Dr. Gökhan Ateş ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kapalı ameliyatla hastanın kangrene doğru ilerleyen bağırsağı kurtarıldı. Ameliyatın ardından kısa sürede rahatlayan Berksoy, aynı gün ayağa kalkarak beslenmeye başladı.</p>

<p><img alt="Bagirsakkangreni" class="detail-photo img-fluid" height="1591" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/bagirsakkangreni.jpg" width="2010" /><br />
<br />
HAYATİ TEHLİKE!<br />
Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, özellikle açık karın ameliyatlarından sonra karın içinde yapışıklıklar gelişebildiğini belirterek, bu durumun bazı hastalarda bağırsak tıkanıklığı ve iç fıtığa yol açabildiğini söyledi. Op. Dr. Ateş, "Ameliyatlardan sonra, özellikle açık karın ameliyatlarının ardından karın içerisinde yapışıklıklar olabiliyor. Bu yapışıklıklara bağlı olarak bazen bağırsaklar, iç fıtık dediğimiz açıklıklardan geçerek sıkışabiliyor. Bağırsak içeride sıkıştığında başlangıçta tıkanıklık bulguları ortaya çıkıyor. İlerleyen dönemde ise kangrene, hatta hayatı tehdit eden tam kangren tablosuna kadar gidebiliyor" dedi.<br />
<br />
“NEKROZA DOĞRU GİDİYORDU”<br />
Hastanın bulantı, kusma ve şiddetli karın ağrısı şikayetlerinin ilerlemesi üzerine hastaneye başvurduğunu ifade eden Op. Dr. Ateş, ameliyatta bağırsaktaki dolaşım bozukluğunu gördüklerini belirterek, "Hastamızda bağırsak tıkanıklığı olmuş, bulantı ve kusmaları başlamış, şiddetli karın ağrısı gelişmiş. Daha önce takip edilmiş ancak şikayetleri ilerleyince bize müracaat etti. Laparoskopik, yani kapalı ameliyatla müdahale ettik. Bağırsak neredeyse kangren oluyordu; simsiyah hale gelmişti, dolaşımı bozulmuştu ve nekroza doğru gidiyordu. Erken müdahale ile bağırsağı kurtardık. Kapalı ameliyat sayesinde hastamız aynı gün hayata dönebildi. Şu an gayet rahat, genel durumu iyi, değerleri de iyi. Takiplerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“AMELİYATTAN HEMEN SONRA DRAMATİK ŞEKİLDE RAHATLADI”<br />
Hastanın hastaneye geldiğinde oldukça ağır bir tablo yaşadığını dile getiren Op. Dr. Ateş, belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ateş, "Sürekli kusma, şiddetli karın ağrısı, özellikle spazm tarzı çok şiddetli ağrılar önemli bulgulardır. Hastamız şiddetli karın ağrısı ve ölüm hissiyle geldi. Sürekli kusuyordu. Ameliyattan hemen sonra dramatik şekilde rahatladı. Ameliyat 23 Nisan'da gerçekleşti, 23 Nisan aynı zamanda hastamızın da bayramı oldu. Ameliyattan 2-3 saat sonra yürümeye başladı. Aynı gün yeme içmeye başladı" diye konuştu.<br />
<br />
KIZI DA AYNI SÜREÇTEN GEÇMİŞ!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Gökhan Ateş, Ayşe Zülal Berksoy'un kızının da 5 yıl önce benzer şikayetlerle kendisine başvurduğunu belirterek, onun da laparoskopik cerrahiyle sağlığına kavuştuğunu söyledi. Op. Dr. Ateş, "5 yıl önce hastamızın kızı da gelmişti. Onun da 25 yıldır devam eden karın ağrısı şikayeti vardı. Laparoskopik olarak baktığımızda karın içerisinde doğuştan gelen, kendiliğinden oluşmuş yapışıklıklara bağlı iç fıtıklar olduğunu gördük. Çok zor bir süreç yaşamıştı; çaresiz kaldığını, derdine derman bulamadığını söylüyordu. Laparoskopik olarak o bağlardan kurtulduğunda, hayatındaki bağlardan da kurtulmuş gibi rahatladı" dedi.</p>

<p><img alt="Doktorlarzamanlayaristi" class="detail-photo img-fluid" height="1345" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/doktorlarzamanlayaristi.jpg" width="2008" /><br />
<br />
“BAK SENİN KARIN ÇOK MÜCEVHERLİ”<br />
Yaşadığı süreci anlatan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy ise karın ağrısının sürekli ve dayanılmaz şekilde devam ettiğini, kusma şikayetinin de yeşil renkte olduğunu söyledi. Berksoy, "Karnımda şiddetli, sürekli, durmaksızın devam eden ağrı ve kramplar vardı. Hiçbir şey içemiyordum. Sürekli geğirmek istiyordum ve kusuyordum. Kusmuğun renginin yeşil olduğunu gördüm. Ben biraz esprili bir insan olduğum için eşime, ‘Bak senin karın çok mücevherli. Senin için zümrütleri dünyaya getiriyor' diyordum. Ama o zümrütler var ya, beni öteki tarafa götürüyormuş" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“İYİ Kİ GÖKHAN HOCAM VARMIŞ”<br />
Ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu belirten Berksoy, doktoruna duyduğu minnettarlığı şu sözlerle anlattı: "İyi ki Gökhan Hocam varmış. Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az, kelimeler yetmez. Kızım adına, kendi adıma yaşadığım sürece hep minnettar kalacağım. Eğer bugün bu kadar iyiysem onun sayesinde çok iyiyim."<br />
Ameliyat öncesi ve sonrası arasında büyük fark olduğunu söyleyen Berksoy, "Şimdiki halimle geldiğim halime bakıyorum, arada dağlar kadar fark var. Ne kadar rahatım, ne kadar mutluyum anlatamam. Nasıl geldim, nasıl çıkıyorum ben de şaşırıyorum. Ne yaptı, nasıl tedavi uyguladı bilmiyorum ama eskisinden çok daha iyi çıkıyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/karin-agrisi-nedeniyle-gittigi-hastanede-ameliyata-alindi-doktorlar-zamanla-yaristi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/karinagrisinedeniylegittigihastanedeameliyataalindi.jpg" type="image/jpeg" length="68889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serik ilçesinde o mahalle çözümsüz: “Evimi terk edeceğim”]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/serik-ilcesinde-o-mahalle-cozumsuz-evimi-terk-edecegim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/serik-ilcesinde-o-mahalle-cozumsuz-evimi-terk-edecegim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde belediye ekiplerince daha önce iki kez temizlenen ve 2 kamyon çöpün çıktığı dairede yeniden çöp ve atık malzemelerin biriktirilmesi apartman sakinlerini isyan ettirdi. Fare ve hamam böceklerinin sardığı binada vatandaşlar, çocuklarını yalnız sokağa salmazken, "Evimi terk edecek noktaya geldim" diyerek yetkililerden acil çözüm istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Serik ilçesi Kökez Mahallesi'nde 3 katlı apartmanın zemin katında oturan yaşlı kadının daire içerisinde ve bahçede biriktirdiği çöpler binada oturanları isyan ettirdi. Daha önce 2 kez temizlenmesine rağmen yaşlı kadının çöp ve atık malzemeleri biriktirmeye devam etmesi nedeniyle apartmanı fare ve hamam böceklerinin bastığını belirten apartman sakinleri, belediyeye şikayette bulundu. Dairenin içerisinde ve balkonlarında da çöplerin olduğunu belirten sakinler, dairedeki çöplerin de temizlenmesi için kamu kurumlarına müracaatta bulundular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların şikayeti üzerine Serik Belediyesi zabıta ve temizlik işleri ekipleri, apartman bahçesinde bulunan 2 kamyon çöpü toplayarak temizlik çalışması yaptı. Apartman sakinleri, böcekler nedeniyle her gece evlerinde nöbet tutup, yatak çarşaflarını defalarca çırpıp yeniden sermek zorunda kaldıklarını belirtti. Apartmanın bahçesi olduğu için tercih ettikleri evde fare ve hamam böcekleri korkusuyla çocuklarını yalnız dışarı çıkaramadıklarını belirten apartman sakinleri, çocukların psikolojisini ve halk sağlığını tehdit eden bu "çöp evin" bir an önce temizlenmesi için konuyu mahkemeye taşıdı.</p>

<p><img alt="Seriktecopevsorunu" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/seriktecopevsorunu.jpg" width="1000" /></p>

<p>“ÇARŞAF ÇIRPMAKTAN BIKTIM”</p>

<p>Apartmanı basan haşereler nedeniyle her gece evinde nöbet tuttuğunu ve dört gözle mahkemeden çıkacak kararı beklediklerini belirten apartman sakini Nazan Ekici, "Evimde her gece nöbet tutuyorum. 4'e kadar, çocuğum uyumuyor. Sabah 5'te 6'da kalkıyoruz zaten. Hamam böcekleri yüzünden çarşafları her gece çırpıp çırpıp tekrar seriyorum. Bana da yazık, sesimizi birisi duysun artık. Komşum mahkemeye başvuru yaptı. Henüz mahkeme sonuçlanmadı. Her gece çarşaf çırpmaktan bıktım. Çocuğumu aşağıya oynamaya bırakamıyorum fareden, yılan korkusuna. Ben bu evi bahçesi var diye aldım ama çocuğum oynayamadıktan sonra ne yapayım?" şeklinde konuştu.</p>

<p>“EVİMİ TERK EDECEK HALE GELDİM”</p>

<p>Çöp biriktiren kadının tedavi edilmesi gerektiğini belirten Semra Sarıdağ ise, "Biz temizliyoruz bahçeyi, o taşıyor, yine topluyor. Her yere başvurduk, hiçbir sorun çözülmedi. Artık psikolojim bozuldu. Evimden çıkacağım, kiraya gireceğim, o dereceye geldim. Bir komşum, arkadaşım evime gelmiyor. Çocuğumun okul arkadaşları gelmiyor. Çöp biriktiren kişi, tek başına yaşıyor. Kocası gitti, tek başına kaldı. 'Hasta' diyorlar. Hastaysa götürüp tedavisini yaptırsınlar. Çöpten aldığı şeyi eve getiriyoruz. Artık burada yapamıyoruz. Evimizin her yerinde kocaman kocaman fareler ve hamam böcekleri var. Çocuğum yatamıyor sabaha kadar korkuyor, bahçeye inemiyoruz. Lütfen bize yardımcı olun" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Serikteomahallecozumsuzcopsorunu" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/serikteomahallecozumsuzcopsorunu.jpg" width="1000" /></p>

<p>“BÖCEKLER BENİ YİYECEK”</p>

<p>Torununun yaşadığı korkudan dolayı kendisini bırakmadığını anlatan Emine Aksu'da, "Torunum beni evime salmıyor. 'Beni böcek yiyecek anneanne, gitme' diyor. 'Böcekler gece beni yiyecek, bekle beni' diyor. Ağlıyor her gece. Buranın temizlenmesini istiyorum. Çocuğum çok korkuyor, ağlıyor her gece. Torunum bu durumdayken, evine gidebilir misin? Gidemem, çocuğumla burada kalıyorum. Kendim de pislikten, tiksinmemden o merdiven yanlarından girip çıkarken hasta oldum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/serik-ilcesinde-o-mahalle-cozumsuz-evimi-terk-edecegim</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/serikteomahallecozumsuzevimiterkedecekhalegeldim.jpg" type="image/jpeg" length="93674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek ayakla hayata tutundu, kızının sözleriyle gözyaşlarına boğuldu]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/tek-ayakla-hayata-tutundu-kizinin-sozleriyle-gozyaslarina-boguldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/tek-ayakla-hayata-tutundu-kizinin-sozleriyle-gozyaslarina-boguldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da doğuştan elleri olmayan 69 yaşındaki 2 çocuk babası Mehmet temel, ayaklarını adeta el gibi kullanarak hayatını sürdürüyor. Günlük yaşamda birçok işini ayaklarıyla gerçekleştiren Temel, azmiyle örnek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası Mehmet Temel, yıllardır esnaflık yaptığı takı dükkanında boncukları ayakları ile tek tek diziyor. Elleri olmamasına rağmen günlük yaşamında da birçok işini kendi halledebilen Temel, ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor hatta araç sürebiliyor. Sürücü koltuğunda özel tertibatlı aracıyla yıllardır araba kullanan Temel usta şoförleri de aratmıyor. Kaleiçi'ndeki iş yerine geldiğinde ise kepengini açan Temel, takılarını tek tek ayaklarıyla diziyor, cep telefonunu ayaklarıyla kullanıyor ve kahvesini içiyor. Dükkanına gelen müşteriler, alışveriş sonrası para üstünü ayaklarıyla veren Temel'i görünce ise şaşırıyor.</p>

<p>Hayatı boyunca çalışarak birçok işte görev aldığını dile getiren Temel, şehir dışına giderek ayakkabı boyacılığı, kaset gibi işler yaptığını aktardı.</p>

<p>KAZANIN ALTINA KONULUP TERK EDİLDİ</p>

<p>Yaşam hikayesini anlatan Temel, doğduğu zaman çevredeki komşularının annesine olumsuz söylemlerde bulunduğunu şu sözlerle aktardı: "Yayla da doğmuşum. Komşular anneme 'bunu öldür başına bela olur. Ne el ne ayak var' demişler. Beni kazanın altına koymuşlar. Günler sonra babama 'Senin bir oğlun oldu ama kazanın altına koydular' demişler. Babam anneme 'çocuk nerede' diye sorunca 'öldü' demiş. Babam da 'ölüsü nerede' diye sorduğunda kazanın altında tarlaya koyduğunu söylemiş. Beni bulmak için 6-7 saat yol yürümüş. Babam beni ceketine sarıp çadıra getirmiş. Diğer çocuklardan daha çok önem vereceğini söylemiş.”</p>

<p><img alt="Antalyadaengelleriastihayatatutundu" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/antalyadaengelleriastihayatatutundu.jpg" width="998" /></p>

<p>“ELİMİ AYAĞIMI SANA VEREYİM BABA”</p>

<p>Hayatında en çok iz bırakan anlardan birini anlatan Temel: "Bir zamanlar 4 yaşındaki kızım ile mutfakta otururken bana ‘Baba neden elin ayağın yok?' dedi. 'Allah böyle yaratmış' dedim kızım da "bir elimi bir ayağımı kesip sana vereyim" dedi. Hayır deyince bu sefer "iki elimi iki ayağımı sana vereyim" dedi ve ben orada koptum" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Elleriylehayatatutundu" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/elleriylehayatatutundu.jpg" width="998" /></p>

<p>“ELİM AYAĞIM ARABA”</p>

<p>Temel, araç kullanmanın hayatında önemli bir yerde olduğunu aktararak, "Her şeyi yapacağım aklıma gelirdi ama araba kullanacağım aklım gelmezdi. 50 senedir özel tertibatlı araba kullanıyorum. Bu sene ehliyetin değişmesi gerekiyormuş fakat şuanda değiştiremedim. Benim elim ayağım araba. Ehliyetimin yenilenmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/tek-ayakla-hayata-tutundu-kizinin-sozleriyle-gozyaslarina-boguldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/hayatatutundukizininsozleriylegozyasinaboguldu.jpg" type="image/jpeg" length="90563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evini kütüphaneye çevirdi: 77 Yaşında 10 bin kitap okuyan adamın hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/evini-kutuphaneye-cevirdi-77-yasinda-10-bin-kitap-okuyan-adamin-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/evini-kutuphaneye-cevirdi-77-yasinda-10-bin-kitap-okuyan-adamin-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Mehmet Kaya 18 yıldır yaşadığı evini adeta dev bir kütüphaneye dönüştürdü. Yaklaşık 11 bin kitap bulunduğunu belirten Kaya, kitaplarla kurduğu bağın sıradan bir alışkanlığın çok ötesinde olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>77 yaşındaki Mehmet Kaya'nın kitaplarla tanışması henüz küçük yaşlarda başladı. O yıllarda eline geçen her kitabı okumaya çalışan Kaya, zamanla bu alışkanlığını vazgeçilmez bir yaşam biçimine dönüştürdü. Aradan geçen yıllar boyunca kitap biriktirmeye devam eden Kaya, 18 yıl önce yerleştiği evinde koleksiyonunu büyüterek her odayı kitaplarla doldurdu. Bugün evine girenleri raflar dolusu kitap karşılıyor. Günlük yaşamında kitap okumayı merkezine aldığını dile getiren Kaya, boş kaldığı her anı kitap okuyarak değerlendirdiğini söyledi.</p>

<p>OKUMA AŞKININ YAŞAYAN ÖRNEĞİ</p>

<p>Sadece okumakla yetinmeyen Kaya'nın bir diğer tutkusu ise şiir. Yıllar içinde şiire olan ilgisini geliştiren Kaya, hem şiir okumaya hem de yazmaya başladı. Duygularını kaleme dökerek ifade etmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Kaya, bu ilgisinin zamanla şiir kitapları yazmasına vesile olduğunu söyledi. Evindeki kitapları büyük bir özenle koruyan Kaya, oluşturduğu bu kütüphanenin sadece kendisi için değil, aynı zamanda gelecek nesiller için de önemli olduğunu düşünüyor. İlerlemiş yaşına rağmen okuma ve yazma azminden hiçbir şey kaybetmeyen Mehmet Kaya, kitaplarla iç içe yaşamını sürdürmeye devam ediyor. Onun hikâyesi, okuma alışkanlığının bir insanın hayatını nasıl şekillendirebileceğini gözler önüne sererken, azim ve tutkunun yaşı olmadığını da bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="Evinikutuphaneyecevirdiantalya" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/evinikutuphaneyecevirdiantalya.jpg" width="999" /></p>

<p>“OKUMAKTAN VAZGEÇMİYOR</p>

<p>Okumaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen Kaya, "Okumaya hasret bir babanın çocuğuyum, babam beni okutmaya çalıştı. Okurken daha güzel sözler öğrenmeye başladım ne kadar güzel söz öğrendiysem daha güzelin peşinde koştum. Kendimi daha güzel adam yapmak için şiir yazmam gerektiğine inandım. Şiirler yazdım dergiler çıkarttım kitap okumak benim yalnızlığımı giderdi. Benim insanlık tarafımı inşa etti. Daha çok okuyunca kitap okumanın mutlak surette insanın insan olması gerektiğine inandım. Bu inancımın peşinden gittim. Ülkeme dair, insana dair, aşka dair, evine ekmek götüremeyen babalara dair şiirler yazdım. 77 yaşındayım okumaya devam ediyorum'' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="77Yasinda11Binkitabiolanadaminhikayesi" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/77yasinda11binkitabiolanadaminhikayesi.jpg" width="999" /></p>

<p>EVİ ADETA KÜTÜPHANE</p>

<p>Evinde 11 bine yakın kitap olduğunu ve radyoya olan ilgisinin geçmişte izler bıraktığını vurgulayan Mehmet Kaya, "Benim evimin her tarafı kütüphane. 11 bine yakın kitabım var. 10 binini okumuşumdur. Okuduğum her kitaptan kendime bir şeyler aldım. Onlardan nimet devşirdim bir güzellik aldım o güzelliğin devam etmesi için de tekrardan kitap okumaya başlıyorum. Kitaplarla mutlu oluyorum. Kitabı her elime aldığımda gönlüme bir bahar gelmiş oluyor. Radyo bana geçmişimi hatırlatıyor annemi babama hatırlatıyor radyodan şiirler dinliyorum kasetlerden şiirler dinliyorum. En az bin 500'e yakın kasetim var. Her odamda bir radyo vardır. Yazı yazarken, kitap okurken şiirler dinliyorum'' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/evini-kutuphaneye-cevirdi-77-yasinda-10-bin-kitap-okuyan-adamin-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/evinikutuphaneyecevirdi77yasinda11binkitap.jpg" type="image/jpeg" length="20528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşka inancımız kalmadı: Antalyalı Mürsel Anna'yı aldatıyormuş!]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/aska-inancimiz-kalmadi-antalyali-mursel-annayi-aldatiyormus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/aska-inancimiz-kalmadi-antalyali-mursel-annayi-aldatiyormus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TLC’de yayınlanan “Evliliğe 90 Gün” programıyla tanınan Nebraskalı Anna ve Antalyalı Mürsel’in aşkı uzun süre gündem olmuştu. Uygulama üzerinden tanışıp, dil engeline rağmen evlenen çift, boşanma kararı aldı. İddialara göre Mürsel Mistanoğlu, “Sadece erkeklerin gidebileceği bir yer” diyerek eskortlarla bir araya geldi. Olay, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı ve çiftin ilişkisi tekrar gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>“Evliliğe 90 Gün” programıyla tanınan Anna ve Mürsel çiftinin Amerika’daki hayatı, sosyal medyada yoğun ilgi görüyordu. Ancak Kıyas’ın haberine göre Anna Campisi, Instagram üzerinden Mürsel’in kendisini aldattığını iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Murselannayialdatiyormus" class="detail-photo img-fluid" height="764" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/murselannayialdatiyormus.jpg" width="915" /></p>

<p>Anna, takipçilerin Mürsel’in fotoğraflarına yaptığı yorumlara yanıt vererek, “Beni aldattı! İyi bir adam değil. Yakında her şeyi paylaşacağım! Eskortlara gidiyor, her şeyi yapıyor! 8 yıldır birlikteyiz. ‘Erkeklere özel’ diyerek beni hiçbir iftara çağırmadı. Fotoğraflarda kadınlar da var” ifadelerini kullandı. İddiaların ardından paylaşımların silindiği ve çiftin ilişkisine dair tartışmaların sosyal medyada devam ettiği bildirildi.</p>

<p><img alt="Annavemurselbosaniyor" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/annavemurselbosaniyor.jpg" width="1335" /></p>
</section>

<p>Kaynak: Onedio</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Güncel Antalya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/aska-inancimiz-kalmadi-antalyali-mursel-annayi-aldatiyormus</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2025/06/ikinciacunmugeliyoristeantalyalimurselinserveti.jpeg" type="image/jpeg" length="39263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hem avukat hem üretici: Günde 1000 kg hasat yapıyor]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/hem-avukat-hem-uretici-gunde-1000-kg-hasat-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/hem-avukat-hem-uretici-gunde-1000-kg-hasat-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesleği avukatlık olan 26 yaşındaki girişimci Salih Günaydın, hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğini profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. Antalya'nın Aksu ilçesinde kurduğu istiridye mantarı üretim tesisi, 365 gün üretim yapıyor, günde 500 ila 1000 kilogram arasında hasat yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yılın 365 günü üretim yapan büyük bir tesis olduklarını belirten Günaydın, toplamda yaklaşık 180 ton kompost kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Günaydın, tüm odaların dolu olduğu dönemlerde günlük hasat miktarının 500 ila 1000 kilogram arasında değiştiğini, bu üretimin aylık ortalama 24 ton, yıllık ise yaklaşık 280-290 ton seviyesine ulaştığını dile getirdi.</p>

<p>Diğer üreticilerden farklı olarak planlı ve sıralı ekim sistemi uyguladıklarını belirten Günaydın, "Her gün taze ürün hasat etmeyi hedefliyoruz ve bunu başarıyoruz. Yılın her günü kesintisiz üretim gerçekleştiriyoruz" dedi.</p>

<p>MANTARLARA TALEP YÜKSEK</p>

<p>Üretilen mantarların büyük bölümünü restoran ve otellere doğrudan ulaştırdıklarını kaydeden Günaydın, " Mantarlar, tedarikçiler aracılığıyla pazarlara sevk ediliyor. İç piyasada talep yüksek olduğu için henüz ihracat seviyesinde değiliz" diye belirtti.</p>

<p>İstiridye mantarı üretiminin bazı zorluklar barındırdığını belirten Günaydın, sektöre girmek isteyenlere üretimi tavsiye ettiğini ancak sürecin dikkat ve bilgi gerektirdiğini vurguladı. Yeni başlayacak üreticilerin karşılaşabileceği sorunları azaltmak amacıyla bilgilendirici uygulama ve danışmanlık projeleri üzerinde çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p>Yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Günaydın, Almanya'da teknik incelemelerde bulunduklarını, Çin ve Polonya'da faaliyet gösteren üreticilerle temaslarının sürdüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt="Hemavukathemmantarureticisi" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/hemavukathemmantarureticisi.jpg" width="998" /></p>

<p>MANTAR KÖYÜ PROJESİ</p>

<p>Gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Günaydın, istiridye mantarı üretiminde daha stabil ve standart bir sistem oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Günaydın, beyaz mantarda olduğu gibi verimli ve oturmuş bir üretim modeli kurmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Uzun vadede farklı mantar türlerinin üretileceği bir "mantar köyü" projesi planladıklarını dile getiren Günaydın, enoki, shiitake ve aslan yelesi gibi türlerin üretimi için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim hayatına da yeniden yön verdiğini belirten Günaydın, YKS'ye başvurduğunu ve ziraat alanında lisans eğitimi almayı hedeflediğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/hem-avukat-hem-uretici-gunde-1000-kg-hasat-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/hemavukathemureticigunde1000kghasatyapiyor.jpg" type="image/jpeg" length="84216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[32 yıllık meslek hayatına iş arkadaşlarının anlamlı sürpriziyle veda etti!]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/32-yillik-meslek-hayatina-is-arkadaslarinin-anlamli-surpriziyle-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/32-yillik-meslek-hayatina-is-arkadaslarinin-anlamli-surpriziyle-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da 32 yıllık meslek hayatını tamamlayarak yaş haddinden emekli olan polis memuru Abdullah Öztürk için meslektaşları veda programı düzenledi. Program sırasında pasta üfleyen Öztürk, motosikletlilere yönelik uygulamayı beklerken, kendisi için hazırlanan sürpriz konvoyla karşılaştı. Emekli polis memuruna yapılan bu jest, meslektaşları ve vatandaşlar tarafından büyük beğeni topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Payas ilçesinde uzun yıllardır görev yapan trafik polisi Abdullah Öztürk, meslek hayatında 32 yılı geride bırakarak 1 Nisan tarihinde emekliliği hak etti. Polis memuru Öztürk için meslektaşları tarafından ilçe emniyet müdürlüğü binasında veda programı düzenlendi. Veda programına; Payas Kaymakamı Kürşad Karaca, İlçe Emniyet Müdürü Ertuğrul Ekici ve meslektaşları katıldı. Mesleğe veda programında pasta üfleyen Öztürk’e kaymakam Karaca tarafından onur plaketi verildi.</p>

<p><img alt="32Yillikpolismemuruemeklioldu" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/32yillikpolismemuruemeklioldu.jpg" width="1920" /><br />
Kaymakam Kürşad Karaca, Öztürk’e mesleğine olan bağlılığı ve emeklerinden ötürü teşekkürlerini dile getirdi.<br />
Mesleğine veda eden Öztürk’e sürpriz yapmak isteyen meslektaşlarıysa Payas sahilinde motosiklet sürücülerine yönelik uygulama yapılacağını söyleyerek bölgeye çağırdılar. Motosikletliler ve meslektaşları tarafından yapılan sürprizle karşılaşan Öztürk, düzenlenen motosiklet konvoyuyla polislik hayatına veda etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Jestbuyukbegenitopladi" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/jestbuyukbegenitopladi.jpg" width="1920" /><br />
Öztürk, 1 Nisan günü mesleğine yaş haddinden veda edeceğini söyleyerek vatandaşlara ve meslektaşlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/32-yillik-meslek-hayatina-is-arkadaslarinin-anlamli-surpriziyle-veda-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/isarkadalarindananlamlisurpriz.jpg" type="image/jpeg" length="33446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evden çıkmayan barış hayata karışıyor: Doğum gününü kutladı!]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/evden-cikmayan-baris-hayata-karisiyor-dogum-gununu-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/evden-cikmayan-baris-hayata-karisiyor-dogum-gununu-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da uzun süre evden çıkmamasıyla gündeme gelen Barış Özbay, yeniden dikkatleri üzerine çekti. Yaklaşık 3 yıl boyunca yalnızca telefon ve bilgisayar başında vakit geçiren genç, geçtiğimiz günlerde dışarı adım atarak Türkiye’nin ilgisini çekmişti. Bu kez sürpriz doğum günü etkinliğinde sevdikleriyle bir araya gelen Özbay, türküler söyleyerek 25. yaşını kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 51 yaşındaki anne Semra Özbay ve 25 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından Defne ilçesinde hayata birlikte tutunuyor. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale gelerek hayat hikayesiyle Türkiye'nin dikkatini çekmişti. Yaşamak için gerekli ihtiyaçlarını gideren genç adam; ne duş alıyor ne de tırnaklarını kesmek gibi özel ihtiyaçlarını yerine getiriyordu. Devlet kurumlarının girişimleriyle Barış'ın yeni hayatına başlamasına yönelik ilk adımı atmıştı. Yaklaşık 3 yıl sonra duş alan, tıraş olan ve evinden çıkıp farklı bir noktaya giden Barış'ın annesi Semra Özbay'ın yüzü evladı için gülmeye başlamıştı. 3 yılın ardından ilk defa dışarıya çıkmaya başlayan Barış, birkaç ay önce nişanlanan arkadaşını yalnız bırakmayarak nişana gitti ve nişanda zorda olsa arkadaşıyla müzik eşliğinde oynadı. Nişanın ardından nadir olarak dışarıya çıkıp kendisini eve kapatan Barış’a, hayırsever Çilem Artan ve arkadaşları sürpriz doğum günü etkinliği hazırladı. 25. yaşını kutlamak için evinde kendisine sürpriz yapan sevenleriyle vakit geçiren Barış, saz eşliğinde söylenen türküye eşlik etti. Doğum günü sürprizini yapılmasını beklemediğini ifade eden Barış, doğum günü kutlamayı ve ilginin kendisinde olmasını sevmediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Evdencikmayanbarisdoguögununukutladi" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/evdencikmayanbarisdoguogununukutladi.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“BİR ŞEY HİSSETMEDİM AMA BİRAZ MUTLU OLDUM”</p>

<p>Kendisine yapılan sürpriz doğum gününü bilgisayar başında oyun oynarken karşılayan Barış Özbay, "Ben 26 Mart 2001 yılında doğdum ve 25 yaşına girdim. Doğum günü kutlamasında hiçbir şey hissetmedim ama biraz mutlu oldum. Benim için her şey aynı bir şey değişmiyor. Neden değişmediğini bilmiyorum. Böyle bir sürpriz beklemiyordum. Önceden doğum günü kutlamıştım ama kutlamayı sevmiyorum. Çünkü ilginin bende olmasını sevmiyorum, hiç hoş bir şey değil. Türkülerin sözlerini bilmiyorum sadece kolay yerlerini söyledim. Geçenlerde arkadaşımın nişanına gittim. Nişanda yine bir şey hissetmedim. Nişanda zorla oynadım. Evden dışarı çıkmak kötü oluyor. Bilmiyorum ama bir şey yapmak hoşuma gitmiyor, tembelim sanırım. Gün içinde; uyanıyorum, bilgisayar başına geçiyorum ve akşama kadar bilgisayar oynuyorum. Dışarıya çıkmaya gerek yok. Bilgisayar daha iyi oluyor" dedi.</p>

<p>“HER ZAMAN YANINDAYIZ”</p>

<p>Evden çıkmayan telefon bağımlısı Barış’a sürpriz doğun günü hazırlığı yapan Çilem Artan, "Biz bugün çok mutluyuz. Bugün Barış için özel hazırlandık. Ona resminin olduğunu bir pasta yaptırdık. Bizim için çok keyifli oldu. Barış’ın yüzünde o keyfi görüyorum. Gülümsemesinden belli oluyor. Biz mutluyuz. İyi ki doğmuş Barış, iyi ki varsın Barış ve her zaman yanınızdayız" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/evden-cikmayan-baris-hayata-karisiyor-dogum-gununu-kutladi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2025/10/3yildabagimlioldutelefonsuzyasayamiyor.jpg" type="image/jpeg" length="75194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya’da umut nöbeti: Tek isteği yaşamak]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/alanyada-umut-nobeti-tek-istegi-yasamak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/alanyada-umut-nobeti-tek-istegi-yasamak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde böbrek nakli için hastanede donör beklerken kadın 40 gündür hastanede umut nöbeti tutuyor. Tedavisi devam eden kadının tek isteği ise yaşamak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündoğmuş ilçesine bağlı Köprülü Mahallesi'nde yaşayan ve geçimini gündelik işlerle sağlayan Mustafa Günay, eşinin hastalığı nedeniyle 40 gündür hastanede eşinin yanında olduğunu ve uygun bir donör beklediklerini söyledi. Günay, "Ben Gündoğmuş Köprülü Mahallesi'nde yaşıyorum. Orada günlük işlere gidiyorum. 40 gündür eşimin yanında hastanedeyim. 2023'de evlilik yaptığımda tahliller yaptırdığımızda eşim tek böbrek yaşıyormuş. Tek böbrek ise yarım çalışıyormuş. Şu anda yarım çalışan böbrek iflas etmiş. Benim istediğim eşimin yaşama tutunması için böbrek nakli. Eşimin yaşaması için son çaremiz bu.''</p>

<p><img alt="Alanyadaumutnobeti" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/alanyadaumutnobeti.jpg" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TEK İSTEĞİ YAŞAMAK</p>

<p>Hastanede tedavisi devam eden Kübra Günay ise yaşama tutunmak istediğini dile getirerek, "2023 yılında evlendim. Böbreğimin iflas ettiğini öğrendim. 40 gündür hastanede yatıyorum. Doktorlar böbreğimin tamamen iflas ettiğini söylüyor. Böbrek nakli olmak ve yaşamak istiyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/alanyada-umut-nobeti-tek-istegi-yasamak</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/alanyadaumutnobetitekistegiyasamak.jpg" type="image/jpeg" length="28902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ziraat Mühendisliği’ni bırakıp hayvancılığa başladı: “Pişman olmayacağım” dedi]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/ziraat-muhendisligini-birakip-hayvanciliga-basladi-pisman-olmayacagim-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/ziraat-muhendisligini-birakip-hayvanciliga-basladi-pisman-olmayacagim-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’da Ziraat Mühendisliğini bırakan Halil Ateş devlet desteğiyle hayvancılığa yöneldi. Hayvancılıkla işinin zor olduğunu dile getiren Ateş, “Hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş" ifadelerine yer verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırıkhan ilçesi Ilıkpınar Mahallesi'nde yaşayan Halil Ateş, 7 yıl boyunca özel sektörde ziraat mühendisi olarak çalıştı. 6 Şubat depremlerinden önce hem mesleğini hem de hayvancılık yapan Ateş, deprem olduktan sonra hayvancılık mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra kendi işini kuran Ateş, depremden 3 yıl sonra Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi'ne başvurup onay aldı. Başvurusu onaylandıktan sonra hayvancılığa adım atan Ateş, 5 ay önce kurduğu ahırına Iğdır'dan angus cinsi 30 büyükbaş hayvan satın aldı. Çocukluğundan beri hayvancılık mesleğini seven Ateş, gebe angusların birçoğunun doğumunun gerçekleştiğini, ahırdaki hayvan sayısını 100'e çıkarak kendi buzağılarını üretmeyi amaçladığını söyledi.</p>

<p>"3 AY ÖNCE AHIRIMIZI KURDUK"</p>

<p>Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra hayvancılığa başlayan Halil Ateş, "Biz çocukluğumuzdan beri hayvancılık yapıyoruz. Depremden sonra hayvancılığı bırakmıştık. Ben ziraat mühendisiyim ve yaklaşık 7 yıl özel sektörde çalıştım. Depremden önce de ziraat üzerine kendi iş yerimi açmıştım. Devletimizin sağladığı Kırsalda Bereket Hayvancılığı Destek Programı'na katılmak istedik. Buraya yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve destek programı onaylanmıştı. Iğdır'dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık. Gebe angus cinsi büyükbaşlarda doğumlarımız devam ediyor. Hayvanlarımızdan memnunuz ve ürküp kaçacak hayvanlar değiller. Doğum yaptığında gidip yavrusuna dokunabiliyorsunuz. Burada büyükbaşlardan 10'unun doğumu gerçekleşti ve birkaçı doğuramadı veya ölü olarak doğdu. İlk gebelerde böyle sıkıntılar yaşanılabiliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mühendisligibiraktihayvanciligabasladi" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/muhendisligibiraktihayvanciligabasladi.jpg" width="999" /></p>

<p>"KENDİ BUZAĞIMIZI KENDİMİZÜRETMEK İSTİYORUZ"</p>

<p>Ahırdaki hayvan sayısını çoğaltarak kendi buzağılarını üretmeyi hedeflediğini anlatan Ateş, "Hayvancılığı şu anda tek yapıyorum, hiçbir iş kolay değil ama bu işi sevmek gerekiyor. Burada ilk doğumumuz gerçekleşti. Doğum gerçekleşince bambaşka bir his oluyor. Bir şeyleri yetiştirmek, üretmek veya o buzağının sana muhtaç olması, senin ona bakman bunlar ayrı güzel duygulardır. Bu hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş. Biz ziraat mühendisi olarak çok gezdiğimiz için doğa ile iç içeyiz. Diğer meslek gruplarına göre doğayı geziyoruz. Kuraklık ve maddi sıkıntılardan dolayı işyerindeki stresi hayvanlarla ilgilenerek atabiliyoruz. Burada 30 gebe angusumuz vardı ve doğumları gerçekleşti. 7 buzağı ile birlikte 20 buzağımız var. Burada besi hayvanı yetiştireceğiz. Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/ziraat-muhendisligini-birakip-hayvanciliga-basladi-pisman-olmayacagim-dedi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/ziraatmuhendisliginibirakiphayvanciligabasldihicbirzamanpismanolmayacagimdedi.jpg" type="image/jpeg" length="73977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[42 yıllık pilot mesleğini kızına devretti!]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/42-yillik-pilot-meslegini-kizina-devretti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/42-yillik-pilot-meslegini-kizina-devretti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da 65 yaşındaki kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, 42 yıllık kariyerini unutulmaz bir uçuşla sonlandırdı. Son seferini kızı Cemresu Sarıhan ile birlikte gerçekleştiren Sarıhan, Antalya-Şanlıurfa hattında aynı kokpitte görev aldı. Yolcuların alkışları eşliğinde gerçekleşen uçuşta duygusal anlar yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2003 yılında sivil havacılık sektörüne geçerek SunExpress bünyesinde uçmaya başlayan Ali Akman Sarıhan, yıllar boyunca on binlerce yolcuyu güvenle taşıdı. Sarıhan'ın kızı Cemresu Sarıhan da babasından ilham alarak pilot oldu. Eğitimlerini tamamlayan Cemresu Sarıhan'ın sivil havacılıktaki ilk uçuşu ise babasının emeklilik uçuşuna denk geldi.<br />
Antalya ile Şanlıurfa arasında gerçekleştirilen seferde kaptan pilot koltuğunda Ali Akman Sarıhan yer alırken, ikinci pilot koltuğunda kızı Cemresu Sarıhan oturdu. Baba ve kızın ilk kez birlikte görev yaptığı uçuşa aileleri ve yakınları da eşlik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Babakizayniucusta" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/babakizayniucusta.jpg" width="1200" /><br />
<br />
42 YILDIR GÖLYÜZÜNDE!<br />
Uçuş öncesi yolculara anons yapan Cemresu Sarıhan, bu seferin kendisi ve ailesi için özel bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi:<br />
"Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun."<br />
Uçuş sırasında yolculara seslenen Ali Akman Sarıhan ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><img alt="Duygusalanlaryasandi-1" class="detail-photo img-fluid" height="1199" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/duygusalanlaryasandi-1.jpg" width="1600" /><br />
"Çok duygu dolu bir gün. Benim için 42 yıllık uçuş hayatımın son uçuşu. Kızım Cemresu'nun ise meslek hayatına, sivil havacılıktaki ilk uçuşu. Bu, dünyada nadir rastlanabilecek bir an. Aynı uçakta, aynı kokpitte olmak bizim için çok özel. 42 yıl boyunca bu mesleği severek yapma fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kızımı bir pilot olarak görmek ve birlikte uçmak, uçuş hayatımın bana verdiği en güzel hediye. Bugün bu defteri kapatıyorum ama hikaye kızımla devam ediyor."<br />
Anonsların ardından uçaktaki yolcular baba ve kızı alkışladı.<br />
Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan uçak, daha sonra yeniden Antalya Havalimanı'na döndü. Uçak, havacılık geleneği olan su takı töreni ile karşılanarak kaptan pilot Ali Akman Sarıhan'ın meslek hayatına veda uçuşu tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/42-yillik-pilot-meslegini-kizina-devretti</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/42yillikpilotmesleginikizinadevretti.jpg" type="image/jpeg" length="45871"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kömürden zehirlenen adam 34 yıldır su içemiyor: “Suya ve gülmeye hasret kaldım”]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/komurden-zehirlenen-adam-34-yildir-su-icemiyor-suya-ve-gulmeye-hasret-kaldim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/komurden-zehirlenen-adam-34-yildir-su-icemiyor-suya-ve-gulmeye-hasret-kaldim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da kaldığı evde zehirlenen adam 34 yıldır su içemiyor. Gittiği doktorlardan çare bulamayan adam 
"Bütün Ankara'da ne kadar hastane varsa, ne kadar yer varsa her yere gittim. 1992 yılından bu zamana kadar suya ve gülmeye hasret kaldım" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, 34 yıldır su içemediğini söyledi. İddiaya göre, 1992 yılında sobalı evlerinde eşiyle birlikte kömürden zehirlendikten sonra sudan tiksinen Akbıyık, sadece çay ve gazoz içebiliyor. Akbıyık, bu probleminin bir an önce çözülmesini istediğini ve suya hasret kaldığını belirterek doktorlardan yardım istiyor.</p>

<p>Akbıyık, "Kirada otururken kömürden zehirlendik. Evde bir koku vardı o kokunun içerisinde ben yattım. Sabah oldu kalkamadık, komşu geldi. Komşu, 'bunlar niye hala yatıyor, daha önce hiç bu saate kadar yatmazlar' dedi. Pencereyi açtığında içeriden dışarı pis bir duman çıkmış. Hemen zehirlendiler diye polisi aramış" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“KOMADAN ÇIKTIKTAN SONRA SU İÇEMEDİM”</p>

<p>Hastanede 2 gün komada kaldığını anlatan Akbıyık, "Komadan çıktıktan sonra su içemedim. Eve geldiğimde hala koku vardı. Ondan sonra su içmekte çok zorlandım. Bir yudum içiyorum ama tiksiniyorum. Kendimi kaybediyorum. İlaç içeceğim zaman çocuklar elimi ayağımı tutuyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>1992 YILANDAN BERİDİR SUYA HASRET KALDIM</p>

<p>Pek çok hastaneye başvurduğunu, ama sorunun çözüme kavuşamadığını dile getiren Akbıyık, "Bütün Ankara'da ne kadar hastane varsa, ne kadar yer varsa her yere gittim. 1992 yılından bu zamana kadar suya hasret kaldım ve gülmeye hasret kaldım" dedi.</p>

<p>“BİR TEK GAZOZ VE ÇAY İÇİYORUM”</p>

<p>Akbıyık, artık çay dışında da bir şeyler içmek istediğini belirterek "Kola olsun, meyve suyu olsun onları asla içemiyorum. Sadece gazoz ve günde 15 bardak çay içiyorum. Ben de artık yaşamak istiyorum. Şu iki günlük dünyada ben de mutlu olmak istiyorum. Su içeyim, kola içeyim, meyve suyumu içeyim" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/komurden-zehirlenen-adam-34-yildir-su-icemiyor-suya-ve-gulmeye-hasret-kaldim</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/komurdenzehirlenenadam34yildirsuicemiyorsuyavegulmeyehasretkaldim.jpg" type="image/jpeg" length="28398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da örnek dostluk: Kanser hastası kadına 8 Mart sürprizi yaptılar]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/antalyada-ornek-dostluk-kanser-hastasi-kadina-8-mart-surprizi-yaptilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/antalyada-ornek-dostluk-kanser-hastasi-kadina-8-mart-surprizi-yaptilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da 4'üncü evre kanser teşhisi konulan ve hastanede tedavisi devam eden kadına arkadaşları moral vermek amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi meşale ve konfetilerle sürpriz yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan ve bir süredir ağrılarla mücadele eden ve doktorların ilk başta tanı koyamadığı Azize Özyavuz (47), şubat ayının başında rahim kanseri olduğunu öğrendi. 4'üncü evre kanser teşhisi konulan ve Antalya Şehir Hastanesi'nde tedavi altına alınan Özyavuz'a yakın arkadaşları hem 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamak hem de moral vermek amacıyla farklı bir etkinliğe imza attı. Özyavuz'un tedavi gördüğü hastanede odasının bulunduğu pencereye bakan boş alana gelen arkadaşları Özyavuz'u yanlarına çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kansertedavisigorenkadinasurpriz" class="detail-photo img-fluid" height="822" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/kansertedavisigorenkadinasurpriz.jpg" width="465" /></p>

<p>Yakınları tarafından doktorlarından izin alınarak servisten çıkartılan Özyavuz, araçla birlikte motosikletler eşliğinde kendisine moral vermek üzere toplanan arkadaşlarının yanına götürüldü. Burada meşaleler ve konfetilerle karşılanan kadın sürpriz karşısında duygu dolu anlar yaşadı. Kanser tedavisi gören kadına arkadaşları, "Senin iyileşmen için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/antalyada-ornek-dostluk-kanser-hastasi-kadina-8-mart-surprizi-yaptilar</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/antalyadaornekdostlukkanserhastasikadinasurpriz.jpg" type="image/jpeg" length="77678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir bisküvi kutusundan 15 bin parçalık koleksiyona yolculuk]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/bir-biskuvi-kutusundan-15-bin-parcalik-koleksiyona-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/bir-biskuvi-kutusundan-15-bin-parcalik-koleksiyona-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da ressamlığa adım attığı ilk yıllarda aynı zamanda antika eşya toplamaya başlayan Salih Yön'ün bir bisküvi kutusuyla başlayan merakı, bugün 15 bine yakın parçadan oluşan kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişe olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını anlatan Yön, "10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım. Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, terliğim, boya kalemlerim, kumbaram O yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi" dedi.</p>

<p>Aradan geçen yaklaşık 51 yılda koleksiyon 15 bin parçaya ulaştı. Antalya il merkezi başta olmak üzere Döşemealtı, Çeltikçi, Burdur, Bucak, Ağlasun, Isparta, Akseki ve İbradı yörelerinde 100 ila 400 yıl önce kullanılmış çok sayıda etnografik eser koleksiyonda yer alıyor.</p>

<p>Taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, gaz ocağı, gece feneri, bakır kazan, tencere, tas, tava, ibrik, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık, kara saban, yayık, at ve eşek semeri, taş plak, gramofon, tüfek ve kılıç gibi 2 binden fazla çeşit eşya, sanat atölyesinin zemin katında oluşturulan mini etnografya müzesinde sergileniyor.</p>

<p>HAYALİ MÜZE KURMAK</p>

<p>25 yıldır Antalya'da yaşayan Yön, Hava Kuvvetleri'ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek kente yerleştiğini belirtti. İki katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürürken, alt katta etnografya müzesi kurma hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiğini söyledi.</p>

<p>Koleksiyonunu bir dönem yerel yönetime bağışlayarak müze açılmasını teklif ettiğini ancak olumlu bir yanıt alamadığını ifade eden Yön, bu süreçten sonra kendisine bir söz verdiğini dile getirdi: "Bu müzeyi açmadan ölmeyeceğim."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Annesinin vefatının ardından mirasçılardan 400'er metrekarelik iki katlı evi satın aldığını belirten sanatçı, önümüzdeki aylarda müzeyi burada resmen hayata geçirmeyi planladığını söyledi. "Hem kendime verdiğim sözü tutmuş olacağım hem de doğduğum topraklara vefa borcumu ödeyeceğim" dedi.</p>

<p><img alt="Biskuvikutusuilebaslayankoleksiyon" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/biskuvikutusuilebaslayankoleksiyon.jpg" width="1000" /></p>

<p>40’INCI SERGİ YOLDA</p>

<p>Sanat yaşamı boyunca 39 kişisel sergi açan Yön, 40. kişisel sergisi için çalışmalarını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda sanatseverlerle buluşacağını belirtti. Sanatı bir yaşam biçimi olarak gördüğünü ifade eden Yön, eserlerinde sıkça sorulan "Neden sarı?" sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi: "Benim resimlerimdeki hakikat sizin gözünüzle gördüklerinizde değil, göremediklerinizde saklıdır. Bunun en büyük şahidi insanın kendi yüreğidir." Başarıyı ise ömür boyu süren bir yolculuk olarak tanımlayan sanatçı, "Başarı; amacı olan bir insanın, potansiyelinin zirvesine çıkmak için çıktığı yola iyilik tohumları ekmesidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/bir-biskuvi-kutusundan-15-bin-parcalik-koleksiyona-yolculuk</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/birbiskuvikutusuilebasladihayalimuze.jpg" type="image/jpeg" length="19381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yetenekli genç kız Antalya sanayisinde ustalara taş çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/yetenekli-genc-kiz-antalya-sanayisinde-ustalara-tas-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/yetenekli-genc-kiz-antalya-sanayisinde-ustalara-tas-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da babasının yanında oto tamirciliğini öğrenen 17 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi Selen Tıraşoğlu, sanayi sitesinde araçların bakımından şanzıman söküp takmaya kadar birçok işi yapabiliyor. Küçük yaşlardan beri babasının yanında büyüyen genç kız, önyargıları kırarak mesleğini geliştirdiğini belirterek, "İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da 45 yıldır oto tamirciliği yapan babası İbrahim Tıraşoğlu'nun yanında büyüyen 17 yaşındaki Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren sanayi sitesine gidip gelmeye başladı. İlkokul yıllarında babasının esnaf arkadaşlarının güler yüzü ve sanayi sitesinde ikram edilen "sanayi tostu" ile ortama alışan genç kız, zamanla otomobillere olan ilgisini fark etti.</p>

<p>Lisede eğitimine devam eden Tıraşoğlu, bir süre Anadolu Lisesi'nde okuduktan sonra otomobillere olan ilgisinin ağır bastığını belirterek Endüstri Meslek Lisesi'ni tercih etti. Okul çıkışlarında babasının tamirhanesine gelerek çalışmaya başlayan genç kız, kısa sürede araç tamir setlerine hakimiyet kazandı.</p>

<p></p>

<p>YILIN ÇIRAĞI SEÇİLDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2025 yılında düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde "Yılın Çırağı" seçilen Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren otomobillere karşı özel bir ilgisi olduğunu söyledi. Araba sürmeyi ve bir şeyleri söküp takmayı hobi olarak gördüğünü belirten Tıraşoğlu, mesleğe yönelme sürecini şu sözlerle anlattı: "Öncelikle bu benim baba mesleğim ve ben meslek lisesi okuyorum. Küçüklüğümden beri babam bu meslekte olduğu için arabalara karşı ilgim vardı. Araba sürmek, bir şeyleri söküp takmak benim hobimdi. Babam da bizi küçük yaşlardan itibaren böyle yetiştirdi. Sanayiye gelir giderdim, en çok da tost için gelirdim. Zamanla ustalarla bir samimiyet oluştu. Büyüdükçe ‘babanın mesleğini devralırsın' diye şakalaşıyorlardı. Bir süre sonra bu işin gerçekten sevdiğim bir meslek olduğunu fark ettim ve tamamen mesleğime dönüştürmek istedim."</p>

<p><img alt="Sanayiotoustagenckiz" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/sanayiotoustagenckiz.jpg" width="999" /></p>

<p>ÇOCUKLARA ÖRNEK YETENEK</p>

<p>Sanayi sitesine gelen müşterilerin başlangıçta şaşırdığını ancak yaptığı işi gördükten sonra destek verdiğini ifade eden genç çırak, şöyle konuştu: "İlk başta ailem de çok sıcak yaklaşmıyordu ama elim takım tutunca ve müşterilerin tepkilerini görünce onlar da destek oldu. Gelen müşteriler önce şaşırıyor. ‘Bunu yapabilir misin, o tekerleği kaldırabilir misin' gibi sorular soruyorlar. Sonra işimi yaptığımı görünce tebrik ediyorlar. Kendi çocuklarından örnek verip ‘Keşke benim çocuklarım da böyle olsa' diyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor."</p>

<p>“ŞANZIMAN SÖKÜP TAKABİLİYORUM”</p>

<p>Meslekte birçok işi öğrenmeye başladığını belirten Tıraşoğlu, "Şu anda gelen araçların bakımını ve ön düzenini rahatlıkla yapabiliyorum. Yanımda kalfam olduğunda şanzımanı indirip söküp takabiliyorum. Hedefim motoru tamamen tek başıma toplayabilmek. Motor üzerinde çalışmak en zevk aldığım işlerden biri. Çünkü en zor iş o ve motorun parçalarını söküp takarken arızanın sebebini daha kolay anlayabiliyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Babameslegini17Yasindadevraldi" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/babameslegini17yasindadevraldi.jpg" width="1000" /></p>

<p>"KIZIMLA GURUR DUYUYORUM"</p>

<p>Genç kızın babası ve ustası İbrahim Tıraşoğlu ise kızının mesleği kendi isteğiyle seçtiğini belirterek gurur duyduğunu söyledi. Tıraşoğlu, "Bu mesleği sev veya sevme diye bir şey söylemedim, kendisi istedi. İnsan sevdiği işi yaparsa daha başarılı ve daha mutlu olur. Ben bu işe 1981 yılında başladım. 1996'dan beri kendi iş yerim var. Hayat şartları zor. En güzel şey insanın sevdiği işi yapması ve kendi ayaklarının üzerinde durması. Kızımla gurur duyuyorum. Zorlamayla değil kendi isteğiyle yaptığı için mutluyum. Müşterilerimiz de çok destek oluyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/yetenekli-genc-kiz-antalya-sanayisinde-ustalara-tas-cikariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/yetenekligenckizsanayideustalaratascikariyor.jpg" type="image/jpeg" length="32136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu da oldu: Cimrilere inat kefene cep dikti]]></title>
      <link>https://www.guncelantalya.com/bu-da-oldu-cimrilere-inat-kefene-cep-dikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guncelantalya.com/bu-da-oldu-cimrilere-inat-kefene-cep-dikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da terzilik yapan 30 yıllık esnaf Niyazi Altınöz, kendisiyle pazarlık yapan cimri müşterilerine sözlü olarak sık sık anlattığı kefenin cebi olmadığı sözünü, "Kefene cep dikilir" yazarak iş yerinin camına astı. İlk kez görenleri şaşırtan yazı ilgi odağı olurken Altınöz, cimrilere inat yazıyı kaldırmayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antakya ilçesi kent merkezinde bulunan prefabrik çarşıda terzilik yapan Niyazi Altınöz, depremin ardından açtığı iş yerinde 3 yıldır mesleğini sürdürüyor. Esnaflık yaparak 30 yıldır ekmek parasını kazanan Altınöz, meslek hayatında binlerce insanla muhattap oldu ve hizmet etti. Toplumda klasikleşen pazarlık anlayışına çözüm bulmak isteyen ve cimri müşterilerine sık sık sözlü olarak kefenin cebi olmadığını hatırlatan Altınöz, son olaraksa çözümü, iş yerinin camına "Kefene cep dikilir" yazmakta buldu. Yazdığı yazıyla vatandaşların ilgi odağı olan Altınöz, yazıyı görenlere de yazının cimri müşteriler için yazıldığını her defasında yeniden anlatıyor. Altınöz, kefenin cebi varmışçasına cimrilik yapanların inadına yazıyı kaldırmayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="Kefenecepdiktihatay" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/kefenecepdiktihatay.jpg" width="999" /></p>

<p>“CİMRİ İNSANLAR İÇİN YAZDIM”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Camda asılı olan yazının ilgi odağı olduğunu söyleyen terzi Niyazi Altınöz, "30 yıldır bu mesleği yapıyorum. Giysileri kısaltma ve daraltma yapıyoruz. 'Kefene cep dikilir' yazısını cimriler için yaptım. Bazı müşterilerimizin içinde çok cimriler var, ben de onlara kefenin cebi yok diyorum. Bunu sürekli söylediğim için bu yazıyı yazma gereği duydum. Müşteriler tarafından ilginç karşılanıyor. 'Kefene cep dikilir diyen bir terzi var' diyerek iş yerime geliyorlar. İş yerime gelip bu yazıyı neden yazdığımı soruyorlar. İnsanların bazılarının komiğine gelirken bazılarının da çok hoşuna gidiyor. Yazının fotoğrafını çeken çok oluyor. Kefene cep dikmek isteyen olmadı, kefenler dikişsiz olur ve dikişler normalde olmaması lazım. Normalde kefenin cebi olmaz ama cimri insanlar için bu yazıyı yazdım. Çevremizde çok cimri insanlar var. Paralarını öbür dünyaya götüreceklerini zannediyorlar. Ben de onlar için 'kefene cep dikilir' yazısını yazdım. Böyle bir sipariş geleceğini sanmam, bu yazı çok ilgi çekti. Bu yazıyı görüp fotoğraf çekiyorlar ve güzel bir tebessüm ediyorlar. Bu davranışlar da benim hoşuma gidiyor. Cimrilere inat yazıyı kaldırmayacağım" dedi.</p>

<p><img alt="Kefenecepdikiliryazanterzi" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/03/kefenecepdikiliryazanterzi.jpg" width="999" /></p>

<p>“HERKESİN GİDECEĞİ YER BELLİ”</p>

<p>İlk gördüğünde şaşkınlık yaşadığını ifade eden Talip Duman, yazılanın haklılığını doğru bularak "Yazıda 'kefene cep dikilir' yazıyor. İlk yazıyı gördüğümde şaşırdım ve kefenin cebi var mıymış dedim. Benim bildiğim kadarıyla kefenin cebi yok, kimse ölürken bir şey götüremiyor. Boşuna kimse dünyada bir şey biriktirmesin. Esnafımız da biliyor kefenin cebinin olmadığını ama bazı insanlar buradaki birikimlerini götürmek isteyenler oluyor, terzi abi de onlara istinaden yazmıştır diye düşünüyorum. Bu yazı çok ilginçti ve benim dikkatimi çekti. İnsanlar kefenin cebinin olmasını isterler, çünkü ölünce yanında bir şeyler götürmek isteyenler var. O tür insanlar için güzel olur. Kefenin cebi olursa ben de bir şeyler biriktirip götüreyim diye düşünüyorum. Öbür tarafta harcarız ama bunun gerçekliği yok. Herkesin gideceği yer belli" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.guncelantalya.com/bu-da-oldu-cimrilere-inat-kefene-cep-dikti</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/03/budaolducimrilereinatkefenecepdikti.jpg" type="image/jpeg" length="80459"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
