Asayiş

Eşinin sesini taklit edip bankayı aramış! 7 yıl sonra ortaya çıkan c*nayette yeni gelişme

Antalya'da 2018 yılında kaybolduktan 7 yıl sonra eşinin yer göstermesiyle Aksu'daki ormanlık alanda kemikleri bulunan Elena Beyder Usluca'nın ölümüne ilişkin davada iddianame hazırlandı. Savcı, Mehmet Erkan Usluca'nın "eşi ve kadına karşı kasten öld*rme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

25 Aralık 2018 tarihinde Mehmet Erkan Usluca'nın Muratpaşa Demircikara Polis Merkezi'ne yaptığı kayıp başvurusuyla başlayan olayda edinilen bilgilere göre Erkan Usluca, eşi Elena Beyder Usluca'nın 24 Kasım'da evden ayrıldığını ve bir ay boyunca geri dönmediğini, kanser hastası olduğunu ve zaman zaman evi terk ettiğini öne sürdü. Yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda Elena Beyder Usluca'dan haber alınamadığı, yurt dışına çıkış kaydının bulunmadığı ve banka ile HTS kayıtlarının da şüpheli durumu desteklediği belirlendi. Yaklaşık bir yıl süren teknik ve fiziki takipte, Usluca'nın 24-26 Kasım 2018 tarihleri arasında eşi tarafından öldürüldüğü, olayın ardından cesedin saklanması sırasında ise sanığın kardeşi R.U.'nun yardım ettiği değerlendirildi.

EŞ ZAMANLI OPERASYONLA GÖZALTINA ALINDILAR

Şüpheliler, geçtiğimiz yıl düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Usluca ifadesinde eşiyle tartıştığını, çıkan arbede sırasında Elena Beyder Usluca'nın yere düşerek hayatını kaybettiğini, daha sonra cesedi Aksu Kumköy'deki ormanlık alana gömdüğünü itiraf etti. Yapılan yer gösterme çalışmasında kadına ait olduğu değerlendirilen iskelet parçalarına ulaşıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden R.U. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Mehmet Erkan Usluca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre Mehmet Erkan Usluca, 25 Aralık 2018 tarihinde Demircikara Polis Merkezi'ne giderek eşi Elena Beyder'in yaklaşık bir aydır eve dönmediğini bildirdi. Usluca, eşinin kanser hastası olduğunu, psikolojik sorunlar yaşadığını ve Rusya'da yaşayan annesinin yanına gitmiş olabileceğini ileri sürdü. Rusya Konsolosluğu aracılığıyla yapılan araştırmada Elena Beyder'in Rusya'da olmadığının anlaşılması üzerine kayıp kadının İstanbul'a gitmiş olabileceğini öne süren Usluca, başvurusu sırasında kimseden şikâyetçi olmadığını söyledi.

Kolluk ekiplerinin yaptığı araştırmada Elena Beyder'in 12 Şubat 2018 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Türkiye'ye giriş yaptığı, ancak ülkeden çıkış kaydının bulunmadığı tespit edildi. Hakkında Interpol Genel Sekreterliği tarafından sarı bülten çıkarılmasına rağmen kayıp kadına ulaşılamadı.

OTOMOBİLİ OLAYDAN 5 GÜN SONRA SATILMIŞ

Yapılan araştırmalarda Elena Beyder adına kayıtlı otomobilin, 29 Kasım 2018 tarihinde Mehmet Erkan Usluca tarafından elindeki vekâletname kullanılarak satıldığı belirlendi. Kadına ait cep telefonunun 24 Kasım 2018 tarihine kadar aktif şekilde kullanıldığı, bu tarihten sonra ise bazı gün ve saatlerde açılıp kapatıldığı tespit edildi. Telefonun son olarak 26 Mayıs 2019 tarihinde Manavgat ilçesinden baz sinyali verdiği, Usluca'nın da 7 Şubat 2019 tarihinde ikamet adresini Manavgat'a taşıdığı kaydedildi. İddianamede, bu nedenle Elena Beyder'e ait telefonun sanık tarafından kullanıldığının değerlendirildiği belirtildi.

EŞİNİN SESİNİ TAKLİT EDEREK BANKAYI ARAMIŞ

Elena Beyder'in banka hesap hareketlerinin incelenmesiyle, 26 Kasım 2018 tarihinde sanığın kardeşinin hesabına 13 bin 200 lira EFT yapıldığı tespit edildi. Ayrıca 3, 7 ve 10 Aralık tarihlerinde kadının hesabından toplam 2 bin 300 lira çekildiği belirlendi. HTS kayıtlarına göre Elena Beyder'e ait telefon hattından 25 Kasım 2018 günü saat 14.06 ve 15.35'te bir bankayla iki kez görüşme gerçekleştirildi. Bankadan alınan ses kayıtlarının incelenmesinde, görüşmeleri Mehmet Erkan Usluca'nın yaptığı ve sesini Elena Beyder'in sesine benzeterek kendisini kadın olarak tanıttığı iddianamede yer aldı.

Sanık Usluca da savunmasında borçları nedeniyle kendi hesaplarında haciz bulunduğunu, bu nedenle kardeşi, annesi ve eşine ait banka hesaplarını kullandığını söyledi. Elena'nın hesabındaki parayı çekmek istediğinde banka görevlilerinin hesap sahibinin aramasını talep ettiğini anlatan Usluca, "Sesimi Elena'nın sesine benzeterek bankayı arayıp parayı çekmem için gereken bilgileri aldım. Bu parayı kendi kullandığım ancak ağabeyim adına kayıtlı olan banka hesabına gönderdim" dedi.

SANIK “3 AY SONRA SATTIM” DEDİ, KAYITLAR 5 GÜNÜ GÖSTERDİ

İddianamede, Elena Beyder Usluca adına kayıtlı 06 BA 4003 plakalı Opel marka otomobilin, olay tarihi olarak kabul edilen 24 Kasım 2018'den 5 gün sonra, 29 Kasım 2018 tarihinde Mehmet Erkan Usluca tarafından elindeki vekâletname kullanılarak satıldığı belirtildi. Sanık ise savunmasında araç satışının zamanına ilişkin farklı bir ifade kullanarak, "Hatırladığım kadarıyla olaydan yaklaşık üç ay sonra benim aldığım ancak Elena adına kayıtlı Opel marka aracı, Elena'nın bende bulunan vekâletnamesi ile sattım" ifadelerini kullandı.

7 YIL SONRA CESEDİNİN YERİNİ GÖSTERDİ

Soruşturma kapsamında sanığın Manavgat'taki adresinde 19 Haziran 2025 tarihinde arama yapıldı. Aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmazken, Mehmet Erkan Usluca ile kardeşi R.U. gözaltına alındı.

Mehmet Erkan Usluca, gözaltındayken eşinin cesedini gömdüğü yeri göstermek istediğini söyledi. Sanığın yer göstermesi üzerine ekipler, 21 Haziran 2025 tarihinde Aksu ilçesi Kumköy Mahallesi'ndeki ormanlık alana gitti. Belediye ekiplerinin iş makinesiyle gerçekleştirdiği kazı çalışmasında cesede ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları ve kıyafetler bulundu. İncelemede 67 kemik parçası, omurga parçaları, 2 diş ve 2 tırnağın yanı sıra çeşitli kıyafetler tespit edilerek Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Kemiklerin Elena Beyder'e ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla kızı M.U.'dan alınan DNA örnekleriyle karşılaştırma yapıldı. Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nin raporunda, bulunan kalıntıların yüzde 99,99 ihtimalle M.U.'nun biyolojik annesine ait olduğu belirlendi.

ADLİ TIP RAPORU SANIK SAVUNMASIYLA ÇELİŞTİ

İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda, kemik parçaları üzerinde çok sayıda kesici-delici alet yaralanmasına bağlı hasar ile künt, kesici ve ezici alet yaralanmalarına bağlı kırıklar bulunduğu bildirildi. Raporda, Elena Beyder'in ölümünün kesici-delici alet yaralanması ile kesici ve ezici alet yaralanması sonucu meydana geldiği yönünde görüş bildirildi.

SANIK EŞİNİ ALDATMAKLA SUÇLADI

Sanık Mehmet Erkan Usluca savunmasında eşiyle 2008 yılında tanıştığını, bir süre sonra evlendiklerini ve bir çocuklarının bulunduğunu anlattı. Evlilikleri boyunca tartışmalar yaşadıklarını belirten Usluca, olay günü eşinin başka erkeklerle yazışmalarını gördüğünü ve bu nedenle aralarında tartışma çıktığını öne sürdü.

Usluca, savunmasında; "Ben olay gününe kadar Elana'nın beni sadece sanal ortamda başka erkeklerle yazışarak aldattığını düşünüyordum. Ancak olay günü Elana'nın beni internet ortamı dışında gerçek hayatta da aldattığını öğrendim. Eşim bu sırada uyandı ve benden telefonu almak istedi. Ancak benim vermeyeceğimi anlayınca daha önceki tartışmalarımızda olduğu gibi mutfaktan bıçak almaya gitti" ifadelerini kullandı.

“BİRLİKTE YERE DÜŞTÜK, BAŞINI ÇARPTI”

Elena'nın kendisine bıçakla saldırdığını iddia eden Usluca, savunmasının devamında, "Ben de arkasından çıktığımda koridorda karşılaştık. Yüzünde daha önce hiç görmediğim bir ifade vardı. Elana bana bıçakla saldırdı. Ben elini tuttum. Elinden bıçağı almak istedim ve kendisine sakin olmasını, beni aldattığını, sürekli alttan aldığımı söyledim. Elana da bana, "Seni daha 10 erkekle aldatacağım, tanıdığın tüm erkekle aldatacağım" dedi. Bu sırada birlikte yere düştük ve Elana sertçe başını çarptı. Ben bıçağı uzaklaştırdıktan sonra Elana ile üzerinde iken tekrar konuşmaya başladım. Elana'nın beni dinlediğini düşünüyordum ancak bir müddet sonra bilincini kaybettiğini fark ettim. Ardından yüzüne su serperek ayıltmaya çalıştım ancak ayılmadı" diye konuştu.

CESEDİ VALİZE KOYUP ORMANLIK ALANA GÖMDÜĞÜNÜ ANLATTI

Polisi aramayı düşündüğünü ancak kızının o tarihte 7 yaşında olması nedeniyle bundan vazgeçtiğini savunan Usluca, eşinin cesedini evde bulunan bir valize koyduğunu söyledi. Usluca, "Bir gün boyunca düşünüp karar verdikten sonra 26 Kasım 2018 günü saat 07.00 sıralarında evden çıktım. Önce Örnekköy Plajı'na, ardından Kundu'daki ormanlık alana giderek eşimi gömdüm. Akşama kadar araçla dolaşıp polise gidip gitmemeyi düşündüm. Daha sonra Manavgat'a gittim" dedi.

Ailesine Elena'nın Rusya'ya gittiğini söylediğini belirten sanık, kızına da annesinin kanser tedavisi için Rusya'da bulunduğunu anlattığını ifade etti.

“EŞİMİ KASTEN ÖLDÜRMEDİM”

Sanık Usluca, savunmasının devamında, "Ben eşimi kasten öldürmedim. Bana bıçakla saldırması üzerine kendimi korurken yere düşmesi sonucu yanlışlıkla öldü. Hapse girersem kızımın hayatının ciddi şekilde etkileneceğini düşündüğüm için yetkili birimlere haber vermeden eşimi görevlilere gösterdiğim yere gömdüm. Benim eşimi öldürme kastım yoktur, eşimi kasten öldürdüğüm yönündeki iddiaları kabul etmiyorum. Gözaltına alınmasam da bir gün teslim olacaktım. Bu nedenle kızıma ara sıra ‘Bir gün ben de gidebilirim' şeklinde konuşmalar yapıyordum" ifadelerini kullandı.

SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTEDİ

İddianamede, sanığın eşinin yere düşerek hayatını kaybettiği yönündeki savunmasının, kemiklerde tespit edilen kesici-delici alet yaralanmaları ile künt, kesici ve ezici alete bağlı kırıklarla çeliştiği belirtildi. Sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek, Elena Beyder'i kıskançlık nedeniyle çıkan tartışmada kesici-delici ve künt nitelikteki aletlerle yaralayıp öldürdüğü ileri sürüldü.

İddianamede, sanığın eşinin bıçakla saldırdığı sırada yere düşerek hayatını kaybettiği yönündeki savunması ile Adli Tıp raporundaki bulguların örtüşmediği belirtildi. Kemiklerde çok sayıda kesici-delici alet yaralanmasına bağlı hasar ile künt, kesici ve ezici alete bağlı kırıklar bulunduğuna dikkat çekilen iddianamede, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi ve sanığın "Kadın olan eşi kasten öldürme" suçundan cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu olarak yargılanan sanık Mehmet Erkan Usluca, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmada hakim karşısına çıktı. Taraf avukatlarının katıldığı duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Mehmet Erkan Usluca'nın "eşi ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsup edilmesini talep etti.