Tüm dünyanın gözünü çevirdiği Epstein dosyasında yeni bir perde aralandı. ABD Adalet Bakanlığı, skandala ilişkin yaklaşık 3 bin sayfalık belgeyi resmi internet sitesi üzerinden yayımladı. 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ve çevresine dair yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni isimler gün yüzüne çıktı. Açıklanan evraklarda, çok sayıda Türk isminin de yer aldığı iddia ediliyor. Belgelerin içeriği, skandalın boyutunun sanılandan çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor.
"DİNLESELERDİ BEN TECAVÜZE UĞRAMAZDIM"
Olayın yankıları sürerken Epstein Adası'ndan kurtulan bir kadının verdiği röportaj yaşanan trajediyi gözler önüne serdi. "Her gün tecavüze uğruyordum" diyerek söze başlayan ve o dönem çocuk olduğunu ifade eden kadın, "Bazen üç kez olduğu oluyordu. Tecavüze uğramam için beni zorla Epstein'in odasına sürüklüyorlardı. Son 17 yılımı adalet yerini bulsun diye uğraşarak geçirdim. Kendi hayatımı toparlamaya çalıştım ama bunu başaramadım. Eğer FBI ve devlet kurumları 1996'da Maria Farmer'i dinleseydi ben tecavüze uğramazdım. Bu yüzlerce çocuğu ve binlerce kadını kapsayan bir insan ticareti ağıydı" şeklinde konuştu.
HÜCRESİNDE ÖLÜ BULUNMUŞTU
Çok sayıda küçük yaştaki kız çocuğuna yönelik ağır suçlamalarla yargılanan Jeffrey Epstein’in ölümü, aradan geçen yıllara rağmen tartışılmaya devam ediyor. En küçüğü 14 yaşında olan mağdurlarla ilgili iddialar, kamuoyunda büyük infial yaratmıştı. Epstein, New York’taki Metropolitan Merkez Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada hücresinde cansız halde bulunmuştu. Olayın resmi kayıtlara intihar olarak geçmesi, şüpheleri ortadan kaldırmadı. Ölümüne ilişkin soru işaretleri hâlâ gündemdeki yerini koruyor.
Kaynak: Son dakika




