Kepez Belediyesi tarafından düzenlenen Kepez Kitap Fuarı, farklı alanlardan önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Fuarın söyleşi konuğu olan emekli emniyet müdürü ve yazar Akif Aktuğ, hayat hikayesinden yola çıkarak toplumsal konulara dair değerlendirmelerini paylaştı.
HAYAT HİKAYESİNDEN YOLA ÇIKTI
“Bir Şey Yapmak mı, Bir Şey Olmak mı?” başlıklı konuşmasında Aktuğ, kendi yaşam öyküsünü anlatarak başladı. Kaleme aldığı "Sistemin Umutlu Çocuğu S.Ç.U. ve Merkez 45 30 Cinayet Hikayeleri" adlı eserleri hakkında bilgi veren Aktuğ, Türkiye’de biyografi türüne ilginin sınırlı olduğunu, Avrupa’da ise daha fazla okunduğunu ifade etti. Kendisini bir “yazar” olarak tanımlamadığını belirten Aktuğ, yaşadıklarını dostlarıyla paylaşma amacıyla yazdığını dile getirdi.
Konuşmasında etik ve adalet kavramlarına değinen Aktuğ, iş hayatında yapılan hatalara verilen tepkilerin kişiden kişiye değiştiğini söyledi. “Bazen iş yerlerinde bir kişinin yaptığı hataya acımasız davranırken, vazgeçemeyeceğimiz bir çalışanın hatasını görmezden gelebiliyoruz. Böyle bir ortamda etik ve kurum kültüründen söz etmek zorlaşıyor” ifadelerini kullandı.
“SORUN KATİLDE DEĞİL, SİSTEMDE”
Gerçek cinayet hikayelerinden örnekler veren Aktuğ, suçun yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti. “Sorun katilde değil, sistemde” diyen Aktuğ, Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetini hatırlatarak olayların toplumsal boyutuna vurgu yaptı. Atlas ve Narin adlı çocukların ölümlerinin uzun süre gündemde kaldığını belirten Aktuğ, benzer olayların doğru analiz edilmesi halinde önlenebileceğini ifade etti. Toplumun genellikle “katil kim?” sorusuna odaklandığını dile getiren Aktuğ, Şule Çet, Emine Bulut, Ayşe Paşalı ve Başak Cengiz gibi isimleri hatırlatarak, “Sayı arttıkça umut eksiliyor” dedi.
FARKLI BAKIŞ AÇISI ÇAĞRISI
Sorunların çözümü için yeni yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Aktuğ, Albert Einstein’ın “Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemezsiniz” sözünü hatırlattı. Suçun önlenmesine yönelik politikaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Norveç’te Anders Breivik tarafından gerçekleştirilen saldırıya değinen Aktuğ, dönemin Başbakanı Jens Stoltenberg’in, “Bu çocuğu biz doğurduk, biz büyüttük, suçlu biziz” sözlerini aktararak toplumsal sorumluluğun altını çizdi.
Toplumsal sorunların oluşmadan önlenmesi gerektiğini belirten Aktuğ, salonda bulunan Akdeniz Üniversitesi Tazelenme Üniversitesi öğrencilerine hitaben aktif yaşlanmanın önemine değindi. Konuşmasının ana temasına değinen Aktuğ, “Bir şey olmayı bir hastalık olarak görüyorum” dedi. İnsanların makam ve unvan odaklı hareket ettiğini belirten Aktuğ, asıl önemli olanın sistemdeki boşluğu doldurabilmek olduğunu söyledi.
AMAÇ VE ARAÇ DENGESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Hayatta amaç ve araç dengesinin önemine vurgu yapan Aktuğ, insanların mutluluğu araçlarda aradığını ancak bunun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. “İyi bir araba, daha büyük bir ev istiyoruz. Ama araçlar mükemmelleştikçe amaçtan uzaklaşıyoruz. Sonra da ‘Her şeyim var ama neden mutlu değilim?' diye soruyoruz. Bu soruyu araca değil, amaca sormalıyız” dedi. Günlük hayattaki stres ve tartışmalara da değinen Aktuğ, trafikte yaşanan bir örnek üzerinden “Bazen sadece yönünüzü değiştirin” önerisinde bulundu.
ÇÖZÜM TOPLUMSAL FARKINDALIKTA
Konuşmasının sonunda suçun bireylerden ziyade toplum tarafından üretildiğini vurgulayan Aktuğ, çözümün toplumsal farkındalık ve sistemsel değişimle mümkün olacağını ifade etti.