Bakanlık, 1915 olaylarına ilişkin yapılan beyanlara yönelik yazılı açıklama yaptı. "Güney Kafkasya'da ortaya çıkan barış ve uzlaşı iklimi, bölgenin bir işbirliği ve istikrar havzası haline gelmesini isteyenlerin, tarihten husumet üretmeye çalışan kesimlere verdiği güçlü bir cevaptır." ifadesine yer verilen açıklamada, 1915 olaylarına ilişkin tartışmada, tarafların, meselenin siyasi istismar konusu haline getirilmemesi gerektiği yönündeki tavırlarının net olduğu belirtildi.
ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE ELEŞTİRİ
Açıklamada, bazı üçüncü ülke siyasetçilerinin, meseleyi dar siyasi hesapları için kullanmaya çalıştıkları veya kendi sorumluluklarının üstünü örtmeye çabaladıklarının görüldüğü aktarıldı. Yüzyıllar boyunca birlikte yaşama kültürünün en güçlü örneklerini barındıran Türkiye'nin, 1915 olaylarının hakkaniyetli ve bilimsel bir zeminde incelenmesi amacıyla arşivlerini açtığı ve bir "Ortak Tarih Komisyonu" kurulmasını önerdiği kaydedilen açıklamada, bu önerinin geçerliliğini koruduğu hatırlatıldı.
Öte yandan, açıklamada "Niyeti yapıcı olan üçüncü tarafları, ortak ve adil bir hafızaya ulaşmaya yönelik çabaları ve son dönemde gelişen yapıcı diyalog ortamını desteklemeye davet ediyoruz." ifadesine yer verildi.
1915 OLAYLARI NEDİR?
1915 olayları, I. Dünya Savaşı sürerken Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermeni tehciri (zorunlu göç) ve bu süreçte yaşanan can kayıplarını ifade eder. 24 Nisan 1915'te Ermeni aydınların tutuklanmasıyla başlayan süreç, 27 Mayıs 1915'te çıkarılan Sevk ve İskân Kanunu ile genişlemiş; Ermeni nüfusun savaş bölgelerinden Suriye gibi güney bölgelerine göç ettirilmesi sonucu büyük acılar yaşanmıştır.
1915 olayları, Türk-Ermeni uyuşmazlığının merkezinde yer alan, göç sırasında hastalık, açlık ve saldırılar sonucu birçok Ermeni'nin hayatını kaybettiği, tarihçiler ve siyasetçiler arasında farklı yorumlanan karmaşık bir dönem olarak kabul edilir. (İletişim Başkanlığı)





