Asayiş

Deniz Göktaş tutuklandı

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında resen soruşturma başlatılan Göktaş, yurt dışı seyahatinden dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilen Göktaş’ın savcılık ifadesi alındı. Savcılık, şüpheliyi tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti. Hakimlikte sorgusu tamamlanan Deniz Göktaş’ın, "Dini değerleri alenen aşağılama" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla tutuklanmasına karar verildi.

POLİS MEMURUNUN KARIŞTIĞI OLAYA KARIŞMIŞ
Deniz Göktaş'ın babası Kemal Göktaş'ın 1980'li yıllarda Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği, 1980 yılında Çorum olaylarına katıldığı, "halkı tahrik etmek, silahlandırmak", "örgüte silah temin etmek için halktan zorla para toplamak", Çorum il merkezinde Polis Memuru Muzaffer Yeşilyurt'un şehit edilmesi ve Polis Memuru Mehmet Bektaş'ın yaralanması ve silahlarının gasbedilmesi olayına karıştığı öğrenildi. Olayın devamında silah ve mühimmat ile yakalanarak gözaltına alındığı, Sıkıyönetim Komutanlığına sevk edildiği ve çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı öğrenilen Göktaş'ın 1988 yılında serbest bırakıldığı öğrenildi.
Daha sonra TDKP/GKB terör örgütü üyeliği ve bildirilerini dağıtmak suçlamasıyla Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde de hakkında dava açılan Kamal Göktaş'ın 1997 yılında 3 yıl 9 ay ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldığı bilgisine ulaşıldı.
Öte yandan, Göktaş soruşturmaya söz konusu olan stand-up gösterisinde babasıyla ilgili şu sözlere yer vermişti:
"Aydın olmanın çok övüldüğü bir evde büyüdüm. Bizim evde aydın, hapisteki aydın, sürgüdeki aydın, ölü aydın. Aşağıdan yukarıya doğru sevgi ve saygı artar. Ölüyseniz evde bir posteriniz olur, hapisteyseniz günde en az bir kere hakkınızda konuşulur. Ben de çok heyecanlandım, gazetecilik yapmama gerek yok, kitap yazmama gerek yok, YouTube'dan damacana hakkında konuşarak ilk aydın olacağım diye. Eylem dönemlerinde de bana mesajlar geliyor, 'Deniz ağabey seni alanda gördüm, çok cesursun.' Bu beni çok ikiyüzlü hissettiriyor. Çünkü onu kandırmışım. Çünkü eyleme gitmekte bir şey yok, hepimiz gidiyoruz. Esas benim için cesur olan şey eyleme gitmemek. Babam sürekli Ankara'dan arıyordu, ‘bütün eylem videolarını izledim, hiçbirinde yoksun, ne yapıyorsun evde, yatıyor musun, dizi oyuncularını bile gözaltına aldılar, seni niye almıyorlar, iş birlikçi misin?' Baba elimden geleni yapıyorum. Geçen hafta Trabzon'da diktatör denildi, bunları da görelim babacım."