DURUŞMA ÖNCESİ YAŞANANLAR DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Davanın temelini oluşturan süreç, Bozaner'in CMK kapsamında müdafiliğini yaptığı Rıza Gençoğlu ile yaşadığı görüşme sorunuyla başladı. 24 Nisan 2024'te gerçekleştirilecek duruşma öncesinde Gençoğlu'nun cezaevinden adliyeye getirilmesinin ardından Bozaner, müvekkiliyle görüşmek istedi. Ancak bu talebinin jandarma görevlileri tarafından karşılanmadığını belirten Bozaner, yaşanan durumu mahkeme gündemine taşıdı. Bozaner, aynı süreçte görevli personel hakkında da şikayette bulundu. Dosyadaki gerilim bununla sınırlı kalmadı.
14 Haziran 2024'te görülen sonraki duruşmada, Bozaner'in yerine yetki belgesiyle davaya katılmak isteyen Avukat Gizem Kumbul'un talebi mahkemece kabul edilmedi. Duruşmaya katılan Bozaner ise yaşananları savunma hakkı açısından değerlendirdi ve hakim hakkında reddihakim talebinde bulundu.
YARGILAMA SÜRECİNDE KARŞILIKLI ŞİKAYETLER GÜNDEME GELDİ
Duruşmalarda yaşanan anlaşmazlığın ardından bu kez mahkeme hakimi Tuba Adar tarafından Bozaner hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Adar, Bozaner'in yargılamanın ilerlemesini engellediğini ve sanığın savunmasının alınmasının önüne geçtiğini ileri sürdü. 23 Ekim 2024 tarihli duruşma sonrasında hazırlanan tutanakta ise Bozaner'in mahkeme görevlileriyle ilgili bazı söz ve davranışlarına yönelik iddialara yer verildi. Bozaner, kendisine yöneltilen bu iddiaları kabul etmedi. Sonraki süreçte dosya, “görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit” suçlamaları üzerinden Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşındı.
BERAAT KARARI SONRASI BOZANER'DEN SÜREÇ ELEŞTİRİSİ
Mahkemenin beraat kararının ardından açıklama yapan Bozaner, verilen hükmün sonucuyla ilgili değerlendirmesini net biçimde ortaya koydu. Ancak kendisine göre tartışma yalnızca davanın nasıl sonuçlandığıyla sınırlı değildi. Bozaner, Türkiye'deki ve yargı sistemindeki mevcut tabloya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin ve yargının içinde bulunduğu durumu dikkate aldığımızda nadiren de olsa doğru bir sonuç olduğunu gördük" Beraat kararının kendisi açısından özel bir teşekkür nedeni olmadığını söyleyen Bozaner, asıl eleştirisinin yargılama sürecine yönelik olduğunu belirterek, “Karar, sonuç doğruydu ama süreç doğru değildi” dedi.
BOZANER'İN ELEŞTİRİLERİNİN ODAĞINDA AVUKATLIK MESLEĞİ VAR
Bozaner, açıklamasında bir avukatın mesleki görevini yerine getirirken kısa sürede soruşturma ve ardından ceza davasıyla karşı karşıya kalmasını eleştirdi. Yaşananların yalnızca kendi dosyası üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bozaner, avukatların savunma faaliyetleri nedeniyle sanık konumuna getirilmesinin tartışılması gerektiğini söyledi. Bozaner açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bir avukatın bu kadar kolay soruşturma geçirmesi, bunun normalleştirilmeye çalışılması doğru değildi. Bir avukatın savunma görevini üstlendiği için, mesleki görevini yerine getirdiği için bu kadar kolay ve bu kadar hızlı şekilde sanık kürsüsüne oturması doğru değildi."
İDDİANAME SÜRECİNE VE HAKİMİN DURUŞMALARA KATILMAMASINA DİKKAT ÇEKTİ
Bozaner, beraat sonrası açıklamasında dosyanın usul yönüne ilişkin de çeşitli eleştiriler dile getirdi. İddianame yerine geçen belgenin üç ayrı kez hazırlanmasının CMK'daki usul kurallarıyla bağdaşmadığını öne süren Bozaner, sürecin devamında dönemin Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Tuba Adar'ın duruşmalara katılmamasını da gündeme getirdi. Bozaner'e göre davada asıl tartışılması gereken noktalardan biri, savunma faaliyetinin ve avukatın mesleki görevlerinin suçlama konusu haline getirilmesi oldu. Bu konudaki görüşünü ise şöyle ifade etti:
"Avukatlık mesleğinin, mesleki faaliyetin, savunmanın, hak aramanın suç konusu haline getirilmesi doğru değildi" Bozaner ayrıca hukukun üstünlüğü, insan hakları ve adil yargılanma hakkı konusundaki mücadelenin suçlama gerekçesine dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.
"BERAAT KARARI SÜRECE YÖNELİK ELEŞTİRİLERİMİZİ ORTADAN KALDIRMIYOR"
Bozaner, mahkemenin verdiği beraat kararının kendisi açısından önemli olduğunu ancak yaşananların tamamının bu kararla geride bırakılmaması gerektiğini söyledi. Kendisinin süreç boyunca yalnızca şahsi bir savunma yürütmediğini belirten Bozaner, mesleğin bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkına dikkat çekti. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Sonucun doğru olması tüm bunları göz ardı edeceğimiz anlamına gelmez. Çünkü başından beri duruşumuz kendi durumumuzdan ziyade adil yargılanma hakkına, mesleğe, bağımsız savunmaya ve hukuka sahip çıkma mücadelesini barındırmaktaydı."
TEŞEKKÜR ETTİ, DAYANIŞMA VURGUSU YAPTI
Açıklamasının son bölümünde dava boyunca yanında olan meslektaşlarına ve destek veren kişi ve kuruluşlara teşekkür eden Bozaner, yaşanan süreçte gösterilen dayanışmanın önemine değindi. Bozaner, özellikle zor dönemlerde hukukçuların ve meslek örgütlerinin dayanışma göstermesi gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Ne mutlu zor zamanlarda dayanışma sergileyenlere. Ne mutlu gücün önünde, haksızlığın, hukuksuzluğun önünde cübbesini iliklemeyenlere. Ne mutlu bağımsız savunmanın cesur temsilcilerine"
HABER MERKEZİ