Antalya’da günlerdir etkili olan sağanak yağışlar, tarım alanlarında ciddi hasara yol açtı. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, yaptığı basın açıklamasında yetersiz altyapı ve plansız yapılaşmanın sel riskini artırdığını söyledi. Artan iklim kaynaklı afetlerin üreticiyi ve tarım topraklarını tehdit ettiğine dikkat çeken Başkan Kaçın, kalıcı ve bilimsel çözümler çağrısında bulundu. Tarımın sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği için yetkililerin acil önlem alması gerektiğini vurguladı.
“ÜRETİCİ İÇİN ÇÖZÜMLER ÜRETMELİYİZ”
Doğal afetlerle ilgili konuşan Başkan Ebru Kaçın şu sözlere yer verdi:
“Son yıllarda artan su baskınları ve iklim kaynaklı afetler, tarımsal üretimi ve üreticilerimizi ciddi biçimde tehdit etmektedir. Su baskını yaşandığında üreticinin yanına gidip yaşananları izlemek, üreticinin yanında olmak anlamına gelmez. Üreticinin ve vatandaşın yanında olmak; yaşanan hasarlara bilimsel temelli, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmekle mümkündür. Sadece görüntü vermekle bu sorunlar çözülemez.”

“TARIM TOPRAKLARINDA YÜZDE 12 DARALMA”
Ülke genelinde tarım topraklarında yüzde 12 daralmaya gidildiğini yaşanan afetlerde tarım alanlarının ciddi zara gördüğünü dile getiren Başkan Kaçın, “Bugün ülkemizde tarım topraklarının yaklaşık yüzde 12’si kaybedilmiş durumdadır. Çiftçilerimiz son derece zor koşullar altında üretim yapmaya çalışmaktadır. Birçok bölgede her 2–3 yılda bir, bazı bölgelerde ise her yıl ciddi su baskınları ve doğal afetler nedeniyle seralar ve tarım arazileri zarar görmektedir. Oysa bu alanlar birinci sınıf tarım topraklarıdır; ülkemizin üretim gücünü temsil eden, stratejik öneme sahip alanlardır” dedi.
YAŞANAN OLUMSUZLUKLAR YÜZÜNDEN GENÇ NUFÜS TARIMDAN UZAKLAŞTI”
Yaşanan sorunların devam etmesi halinde genç nüfusun tarımdan giderek uzaklaştığını ifade eden Başkan Kaçın, “Bu koşulların devam etmesi halinde üreticilerimizin üretimi terk etmesi ve çiftçilikten uzaklaşması kaçınılmazdır. Nitekim bugün üreticilerimizin ortalama yaşı 58’e ulaşmış, genç nüfus hızla tarımdan uzaklaşmıştır. Bu tablo, tarımın sürdürülebilirliği açısından ciddi bir alarm niteliği taşımaktadır. Antalya başta olmak üzere ülkemizin birçok bölgesinde üreticilerimiz büyük bir özveriyle üretim yapmaktadır. Unutulmamalıdır ki bu üreticilerimizin her biri, ülkemizin bacasız fabrikalarıdır” ” şeklinde konuştu.

Antalya’da yapılması planlanan TOKİ ile ilgili de konuşan Başkan Kaçın, “Antalya’da planlanan bazı yapılaşma alanları da sel ve su baskını riski açısından ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Antalya Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesinde yapılması planlanan TOKİ konutlarının bulunduğu alanın, sel ve su baskını riski taşıdığı bilinmektedir. Bu bölgede yüzeyin gevşek olduğu ifade edilse de, esas sel ve su baskını riskinin çevredeki tarım alanlarını ve çiftçileri doğrudan etkileyeceği unutulmamalıdır. Plansız ve bilimsel verilerden uzak yapılaşmalar, yalnızca konut alanlarını değil, tarımsal üretimi de geri dönüşü olmayan zararlara sürüklemektedir” ifadelerine yer verdi.
Kumluca ilçesinde yaşanan olumsuzlukla değinen Başkan Kaçın, “Antalya ilinde özellikle Kumluca, Aksu (Kemerağzı, Kundu, Boztepe) ve Serik bölgeleri, en sık sel ve su baskınlarının yaşandığı alanlar arasında yer almaktadır. Bu bölgelerde hem tarım arazileri hem de üreticilerimiz her yıl ciddi zararlar görmekte, üretim sürekliliği tehlikeye girmektedir. Elbette ki doğal afetler kaderdir; Allah’tan gelen her türlü hasar başımız gözümüzün üzerinedir. Ancak önlenebilir riskler ve azaltılabilir zararlar için gerekli tedbirleri almak, yetkililerin sorumluluğudur. Üreticimizi, tarım topraklarımızı ve ülkemizin gıda güvenliğini korumak için acilen bilimsel ve kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir” diye konuştu.
MUHABİR: BERFİN ÇAĞDAŞ




