Çevre

B-Reçete uygulamasına ZMO’dan ortak çağrı : “Üretim ve rekolte risk altında”

Bitki koruma ürünlerinin elektronik ortamda reçetelendirilmesini ve takibini kapsayan B-Reçete Sistemi, 1 Temmuz 2026 itibarıyla 81 ilde uygulanacak. Konuyla ilgili konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı sistemde düzeltilmesi gereken pek çok nokta olduğunu tamamen hazır olmadan sisteme geçilmesi halinde rekoltelerde düşüş meydana gelebileceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İzlenebilirliğin artırılması ve pestisit kalıntılarının azaltılması amacıyla hayata geçirilmesi planlanan B-Reçete Sistemi tartışılmaya devam ediyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Ebru Kaçın, pilot uygulamalarda çeşitli sorunlarla karşılaşıldığını belirtti. Sistemin mevcut haliyle sahadaki ihtiyaçlara yeterince karşılık vermediğini ifade eden Başkan Kaçın, uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başkan Kaçın, üreticilerin kayıt süreçlerinin tamamlanması ve teknik altyapı eksikliklerinin giderilmesinin önem taşıdığını kaydetti. Başkan Kaçın 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan B-Reçete uygulamasının mevcut haliyle acilen geri çekilmesi yönünde yetkililere çağrıda bulundu.

“ÜRETİCİLERİN ÇOĞUNLU SİSTEME KAYITLI DEĞİL”

Üreticilerin büyük çoğunluğunun sisteme dahi kayıtlı olmadığını dile getiren Başkan Kaçın şu sözlere yer verdi:

“Bugün itibarıyla üreticilerin büyük çoğunluğu sisteme kayıtlı değildir. Kayıtlı olan üreticiler açısından ise en önemli sorunlardan biri, üretimini yaptıkları birçok bitki türünde ruhsatlı etkili madde bulunmamasıdır. Özellikle süs bitkileri başta olmak üzere bazı üretim alanlarında ruhsatlı ürün sayısının son derece yetersiz olması, üreticileri ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya bırakmaktadır. Üreticinin mücadele edebileceği ruhsatlı ürün bulunmadığı koşullarda sistemin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sorunların üzeri örtülmemeli, sahadaki gerçekler görmezden gelinmemelidir.”

“SİSTEM YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”

Kayıtlı reçetelerin bile sistemde aksaklıklar yaşattığını ifade eden Başkan Kaçın, “Bugün yalnızca 5 aktif madde için reçete zorunluluğu bulunmasına rağmen sistemde çok sayıda aksaklık yaşanmaktadır. Bu kadar sınırlı bir uygulamada dahi sorunlar çözülememişken, reçete zorunluluğunun tüm bitki koruma ürünlerine yayılması halinde sürecin sahada içinden çıkılmaz bir hale dönüşeceği açıktır. Bu risk göz ardı edilmemeli; uygulama genişletilmeden önce mevcut sistem tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmelidir” dedi.

YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ DURUMUNDA REKOLTE DÜŞEBİLİR

Başkan Kaçın, Türkiye genelinde 7 bin 643 zirai bayi ve milyonlarca üretici, Antalya’da ise 686 zirai ilaç bayisi bu uygulamadan doğrudan etkileneceğini ifade ederek bu rakamların B-Reçete sisteminin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını; üreticiden bayiye, ziraat mühendisinden tüketiciye kadar geniş bir kesimi ilgilendiren önemli bir uygulama olduğunu vurguladı. Başkan Kaçın üreticilerin yalnızca sınırlı bir bölümünün sisteme kayıtlı olduğu dikkate alındığında, uygulamanın mevcut haliyle yürürlüğe girmesi üretimde aksamalara, verim ve rekolte kayıplarına neden olabileceğini bunun sonucunda piyasada arz eksiklikleri yaşanması, tüketicilerin gıdaya erişiminde sorunlarla karşılaşılması ve fiyat artışlarının gündeme gelmesi ihtimali göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Başkan Kaçın ayrıca, her bir reçetenin oluşturulması, kontrol edilmesi ve ilacın teslim edilmesi süreçleri sahada ciddi iş yükü yaratacağını özellikle yoğun üretim bölgelerinde bu durum hem üreticiler hem de bitki koruma ürünleri bayileri açısından önemli zaman kayıplarına ve operasyonel sorunlara yol açacağını dile getirdi. Başkan Kaçın, üretimin devamlılığının esas olduğu bir sektörde, bürokratik süreçlerin üretimi aksatacak boyuta ulaşması kabul edilemez olduğunu söyledi.

“SAHADAKİ GERÇEKLİK DİKKATE ALINARAK PLANLAMA YAPILMALI”

Sistemle ilgili Sektör temsilcileri görüşlerinin alınması gerektiğini dile getiren Başkan Kaçın, “Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve güvenilir gıda üretiminin sağlanmasında önemli bir görev üstlenen meslektaşlarımız, yıllardır sahada edindikleri bilgi ve deneyimle üretime katkı sunmaktadır. Bu nedenle kurulacak her sistemin, meslektaşlarımızın teknik uzmanlığını ve sahadaki gerçekleri dikkate alacak şekilde planlanması gerekmektedir. B-Reçete uygulamasının sahadaki asli paydaşları üreticiler, bitki koruma ürünleri bayileri, tarımsal danışmanlar ve ziraat mühendisleridir. Ancak bugüne kadar yürütülen süreçte sahadaki sorunların çözüme ulaşmadığı görülmektedir. Sistemin işleyişi, teknik altyapısı ve uygulama süreçleri yeniden ele alınmalı; sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda daha işlevsel, adil ve uygulanabilir bir yapı oluşturulmalıdır.”

“B-REÇETE UYGULAMASI GERİ ÇEKİLMELİ”

“Antalya’nın yaş sebze üretimi ve ihracatındaki öncü konumu dikkate alındığında, doğru planlanmış bir izlenebilirlik sisteminin hem gıda güvenliğine hem de ihracata önemli katkılar sağlayacağı açıktır. Ancak iyi niyetli hedefler, eksik hazırlanan ve sahadaki gerçeklerle örtüşmeyen uygulamalarla gerçekleştirilemez. Sorunları çözmesi beklenen bir sistemin yeni sorunlar üretmesine izin verilmemelidir. Mevcut koşullar altında B-Reçete uygulamasının yürürlüğe girmesi, faydadan çok zarar doğurma riski taşımaktadır. Bu nedenle B-Reçete uygulaması mevcut haliyle acilen geri çekilmeli; teknik altyapı eksiklikleri giderilmeli, ruhsatlı etkili madde ve ruhsat genişlemesi sorunları çözülmeli, üreticilerin kayıt süreçleri tamamlanmalı ve sistem, sektörün tüm paydaşlarının görüşleri doğrultusunda yeniden tasarlanmalıdır. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak; bilimsel verilerle desteklenen, sahadaki gerçeklerle uyumlu, üreticiyi ve meslektaşlarımızı sürecin merkezine alan her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz”

HABER: BERFİN ÇAĞDAŞ