Dalış sırasında su altından çıkardığı değerli eşyaları anlatan Fırat, bugüne kadar bulduğu en kıymetli eşyanın lüks marka bir saat olduğunu söyledi. Fırat, “Bugüne kadar çıkardığım en kıymetli eşya lüks marka bir saatti. Biz bu eşyayı 3 bin dolara sattık. Çıkardığım eşyaları satıyorum. Kıymetli malzemeler de çıkartıyorum altın, gümüş gibi. Buradan elde ettiğimiz gelirleri de sokak hayvanları için harcıyoruz. Özellikle de evimizin önünde oldukça popülasyon olarak kedi var. Bunların yavruları için yaş mama, yetişkinleri için kuru mama ve veteriner hizmetleri için harcıyoruz” dedi.
KAYIP EŞYALARI SAHİPLERİNE İADE EDİYOR
Çıkardığı telefon ve ziynet eşyalarının öncelikli olarak sahiplerine ulaştırıldığını belirten Fırat, bazı vatandaşların kendisine ulaşarak kaybettikleri eşyaların bulunmasını istediğini söyledi. Fırat, “Çıkarttığım telefonlardan sahibine ulaştırdığım çok oldu. Hatta sırf buna özel paylaştığım videolarda oldu. Alyans bulduğumuzda oldu. Vatandaş bize ulaşıyor. Bize şurada alyansımı düşürdüm biz de dedektörle gidip alyansı bulup sahibine iade ediyoruz” diye konuştu.
DEĞERLİ EŞYALARIN GELİRİ SOKAK HAYVANLARINA
Denizden çıkarılan değerli eşyaların satışından elde edilen geliri sokak hayvanlarının ihtiyaçları için kullandığını ifade eden Fırat, eşyanın sahibinin olduğunu kanıtlaması halinde kendisine teslim edildiğini belirtti. Fırat, “Dönüş yapan çok oluyor. Özellikle değerli bir eşya ise sahipleniyor. Biz burada şuna bakıyoruz. Sahip olduğunu bir şekilde ispat edebiliyorsa tabii ki kendisine iade ediyoruz. Fakat sahibi olduğunu ispat edemiyorsa medeni kanuna göre o bizimdir. Biz de onu satıp sokak hayvanları için harcıyoruz” dedi.
DENİZDE MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİ ARTTI
Dalışları sırasında yalnızca kayıp eşyaları aramadığını, aynı zamanda deniz temizliği de yaptığını belirten Fırat, son dönemde mikroplastik atıklarda artış gözlemlediğini söyledi. Fırat, “Denizde ciddi bir kirlilik var. Bundan önce de kirliliğimiz yüksek orandaydı. Deniz kenarında genellikle alkol tüketen insanlar tükettikleri alkol şişelerini denize atıyorlar genelde. Ben de düzenli olarak topluyorum” ifadelerini kullandı.
DENİZİN ALTINDAN BÜYÜ MALZEMELERİ DE ÇIKIYOR
Su altından çıkardığı eşyalar arasında dikkat çeken objeler de bulunduğunu aktaran Hüseyin Fırat, farklı dillerde yazılar bulunan büyü malzemelerine de rastladığını söyledi. Fırat, “İnsanların bilerek denize attığı veya kazara düşürdüğü eşyaları topluyorum. Su altında yaz dönemi geldiği için ağırlıklı olarak sup yapan sporcuların eşyalarını topluyoruz. Sup yaparken düşürülen telefonları çıkartıyorum. Özellikle büyü malzemeleri yıllardır çıkartıyorum. Fotoğraflı büyü malzemeleri, değişik İbranice veya Arapça yazılı tam olarak bilmediğim değişik yazılarda büyüler çıkartıyorum. İnsanların kişisel eşyaları çıkıyor. Terlik, deniz gözlüğü, maske bunlar çok çıkıyor. Bu arada değişik bir durum inşaat malzemeleri çıkıyor. Pense, çekiç, keser gibi. Bunlar da muhtemelen denize sıfır olan otellerin tadilat zamanında düşürdüğü malzemeler” dedi.



