Antalya–Alanya Otoyolu Projesi hem tarım, hem yaşam alanlarını tehdit ettiği iddasıyla tepki çekmeye devam ediyor. Trafik sorununa çözüm amacı ile başlatılan proje hakkında bölge halkı otoyolun trafiği azaltmayacağı ve kente fayda sağlamayacağını öne sürdü.
“2018’DE ALINMIŞ BİR KARARLA 2026’DA KÖYLERİMİZE GİRİLEMEZ”
Proje için 2018 yılında alınmış olduğu belirtilen bir ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) kararının dayanak gösterilmesine dikkat çeken köylüler; “O tarihte çizilen güzergâh ile bugün uygulanmak istenen güzergâh birebir aynı mıdır? Aradan geçen yıllarda proje değişmiş midir? Yeni köyler, yeni yaşam alanları, yeni mezarlıklar ve yeni taşınmazlar etkilenmeye başlamış mıdır? Projeye beş yıl içinde gerçekten fiilen başlanmış mıdır yoksa yıllar sonra yeniden önümüze getirilen bir proje, eski tarihli bir çevresel kararın arkasına mı saklanmaktadır?” İfadelerini kullandı.
“YAŞAM ALANLARIMIZ PARÇALANIYOR”
Proje güzergâhının yaşam alanlarını parçaladığına dikkat çeken halk, “Güzergah bir ailenin evini ikiye bölebilir, bir köyü ortadan ayırabilir, yılların emeğini yok edebilir, üretim düzenini bozabilir, çocukların büyüdüğü yaşam alanlarını ortadan kaldırabilir ve mezarlıklar üzerinden toplumsal hafızaya geri dönüşsüz zarar verebilir” ifadelerini kullandı.
KAMU KURUMLARINA AÇIK ÇAĞRI
Bölge sakinleri projenin belge süreç bilgisinin kamuoyuna açılmasını talep ederek yetkililere çağrıda bulundu. Köylerinin, mezarlıklarının, topraklarının ve yaşam alanlarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken köy sakinleri hukuki ve idari başvurularda bulunarak sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.
HABER MERKEZİ