12 Kasım 2025 tarihinde saat 16.30 sıralarında Kepez ilçesi Varsak Demirel Mahallesi 1964. Sokak'ta bulunan iki katlı binanın birinci katında meydana gelen olayda 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen silahla yaralama ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, apartman kapısında oturan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru Muharrem Giyar'ı gördü. Polis ekipleri sanığın elindeki silahı aldıktan sonra eve girdiklerinde salonda Fatma Giyar'ı (31), oturma odasında ise kızları Meral Ebrar Giyar (10) ve Merve Giyar'ı (4) hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde anne ve iki kızının hayatını kaybettiği belirlendi.
OTOPSİ RAPORU DİKKAT ÇEKTİ
İddianamede yer verilen ölü muayene ve otopsi raporlarına göre, Fatma Giyar'ın ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası ve kemik kırıkları ile birlikte gelişen beyin kanaması ve iç organ yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Meral Ebrar Giyar ve Merve Giyar'ın ise ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması ile gelişen kanama sonucu yaşamlarını yitirdiği ifade edildi.
Cumhuriyet savcısı, sanığın eşi Fatma Giyar'a yönelik "eşe karşı kasten öldürme", çocukları Meral Ebrar Giyar ve Merve Giyar'a yönelik ise ayrı ayrı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçlarını işlediğini belirterek, sanığın 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.
“AFİYET ZIKKIM OLSUN”
Polis memuru Muharrem Giyar'ın yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya sanık Muharrem Giyar, taraf avukatları ile sanık ve müşteki yakınları katıldı. Sanık Muharrem Giyar, mahkemede yaptığı savunmada eşiyle akraba olduklarını ve evliliklerinin ailelerin isteği doğrultusunda gerçekleştiğini belirterek, evlilik sürecinde ve sonrasında eşinin psikolojik sorunlar yaşadığını ileri sürdü. Giyar, "Eşimin o dönem rahatsızlığını fark ettim ama evleneceğimizi herkese duyurmuştuk. Sonra Antalya'ya geldik. Babamların evdeyken babamla, kardeşimle kavga etmeye başladı. Taşınmak istedi, kiraya çıktık. Temmuzda evlendik, eşimin ailesi kasımda çocuk sormaya başladı. Eşim de istiyordu, 2015 Şubat'ta eşim hamile kaldı. Hamilelikle birlikte bir şeylerin düzeleceğini sandım ancak sürekli tartışmalar devam ediyordu. Yemeği hazırlayıp koyuyor, sonrasında ‘Afiyet zıkkım olsun. Allah belanı versin' gibi ithamlarda bulunuyordu" dedi.
İFADESİ KAN DONDURDU
Giyar, ilk çocuklarının doğumundan sonra yaşananları da anlattı. Eşinin kız kardeşinin bir süre bebek bakımına yardımcı olmak için yanlarında kaldığını belirten Giyar, eşinin bu süreçte kendisine çeşitli suçlamalar yönelttiğini ileri sürdü. Olaydan bir gün önce yaşananları da anlatan Giyar, eşini diş randevusunun ardından psikiyatri kliniğine yatırmaya çalıştığını söyleyerek, "Olaydan bir gün önce Akdeniz Üniversitesi Psikiyatri Kliniğine yatırmaya çalıştım, dönüşte maddi hasarlı kaza yaptırdı bana. Boğazımı sıktı, yakamı yırttı. Ertesi gün evdeydik, evde sürekli beni suçlamaya devam etti. Kafama silahı dayadım, kızlarıma doğru gidince ne yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukların ölmediğini düşündüm, amcamı 'Çocukları al' diye aradım. Eşime hiç şiddet uygulamadım. Genelde o bana ve çocuklara şiddet uyguladı. Suçluyum, kabul ediyorum, pişmanım, beraatımı istiyorum" diye konuştu.
“ÇIKAR YOLU BULAMADIM”
Mahkemede tanık olarak dinlenen sanığın amcası Ekrem B., olaydan sonra sanığın kendisini aradığını belirterek, "'Amca ben çoluğu çocuğu vurdum' dedi. 'Niye yaptın' dedim, 'Çıkar yolu bulamadım' dedi. O sırada çalışıyordum. Olay yerine gittiğimde polisler çevreyi güvenlik altına almıştı."
Sanığın komşusu Tülay Ş. ise olay günü 3-4 el silah sesi duyduğunu, daha önce aileden herhangi bir kavga sesi duymadığını söyledi.
Cumhuriyet savcısının mütalaasının ardından son sözleri sorulan Muharrem Giyar, "Psikolojimi altüst etti ve bir nevi beni bu noktaya kendisi taşıdı. Böyle bir olay yaşansın istemezdim, tahliyemi istiyorum" dedi.
MÜEBBET HAPİS
Mahkeme heyeti, sanık Muharrem Giyar'ı "eşe karşı kasten öldürme" ve "altsoya karşı kasten öldürme" suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.